9 Mayıs 2015 Cumartesi

Sarp Geliyor Dostlar

Merhaba herkese,

sarp oğlum geldi 1,5 aydır gecem gündüzüm onunla dünyevi herşeyi unutmuş durumdayım.. Şimdi yanımda mışıl mışıl uyurken oğlum büyüdüğünde doğum hikayesini de okumalı dedim ve başladım yazmaya.

biliyorsunuz en son 9. 03.2015 te bir önceki haftanın notlarını yazmışım size işte ertesi gün yani 10 martta doktorumuzla tekrar kontrolümüz vardı. Ve ben bir önceki hafta izinli günlerimin kıymetini bilmek adına bolca gezmiş kilometrelerce yürümüştüm.

Kontrolde bir de baktık sarp 2950 gr olmuş ve açılma 2 cmi geçmiş.

Doktorumuz bugün gidin düşünün ve yarın gelin doğumu başlatalım dedi. Biz şaşırdık şok olduk ne yapacağımızı bilemedik. Hiç böyle beklememiştik. Hani evde sancılarımı bekleyecektik. Sancılarım yoktu açılma neden vardı. Korkuyormuydum. Ertesi gün gidebilecekmiydim. Sarp daha çok küçük değilmiydi 37. haftamın sonlarındaydım hiç böyle olacağını hayal etmemiştik.

Eve gittik birbirimize bakakaldık babanla.. annemi aradım anne ben doğuruyorum galiba dedim.

Gelelimmi dedi annem, gelmenize gerek yok dedim. tabiki dayanamayan annemler akşama bizde olacaklardı.

Hiç böyle düşünmemiştim gelişini, bir gece sancım başlayacak ben dakikaları sayacaktım. Kaçış yolum olmadan kavuşacaktık senle ama şimdi böyle planlı doğum biraz korkutmuştu beni.

Ertesi sabah doktora gitmedim:) öğlen aradım gelmek istiyorum ama sadece konuşmak için diye pazarlık yaptım gökmen beyle.

hastaneye gittiğimizde beni biraz payladı. Gece yarısı sancın geldiğinde yolda doğurabilirsin dedi.

uzun uzun konuştuk ve madem öyle dediğin gibi olsun haftasonunun geçmesini bekleyelim. Ama en ufak bir ağrıda sızıda hemen hastaneye gelmelisin diyerek ayrıldık.

Tüm karışık duygular eşliğinde annem ve babamla bütün gün gezdik kafa dağıtmak için çok iyi geldi.

Senin kalan eksiklerini aldık, ertesi sabah erkenden oturup kurabiyelerini ve bezelerini yapmaya başladım. Senin hareketlerin çok artmıştı ve artık gerçekten çok kuvvetliydin.

Gün sonunda hazırlıkları bitirdik anneannende çok yardım etti.

Pazar günü sen gelmeden evimizde hazır olsun diye temizlikle geçirdik..:)

yarın büyük gün seninle buluşacagız...

9 Mart 2015 Pazartesi

Güzel Sona Yaklaşırken 37+2 09.03.2015

Merhaba uzun bir süre olmuş yazmamışım sizlere:)

bir saşkın, bir heyecanlı, bir endişeli, bir mutsuz , bir çok mutlu, bir çok enerjik , bir kıpırdayamaz kadar bitkinim:))

kapkarışığım sürekli kendimi dinliyorum. Sancı mı girdi, bebek toplandı mı, karnımda düşme mi var:)

Eminim bu haftalarda herkes bu duyguları yaşamıştır..

Hazırlıklarımız bitti gibi, birtek kurabiyelerimiz kaldı onları da taze olsun diye son ana kadar beklemek istiyorum ama son an ne zaman :)

En son 28 şubatta gittik kontrole, kadıköy hastanesine gittik dudakları, yanakları burnu nasıl güzel:) kendi yavrusu olunca mı güzel geliyor insana:)

Muayenemizde hiç bir sorun yok, sarp 2600 gr olmuş :) 36+0 dayız yani 36 hafta bitmiş 37. haftaya başlıyoruz.  Normalde 38. haftadaki muayenemizde çatı kontrolü yapacağını belirtmişti gökmen bey. Ultrason muayenesinde doktorum rahim yollarının kapalı olduğunu söyledi. Muayene bitiminde çatı kontrolünün sonraki kontrolde mi olacağını sordum. Doktorumda hadi yapalım o zaman dedi..

çatı muayenesini duyunca beni bir heyecan aldı:) Bu muyane kabaca anlatmak gerekirse vajinal yöntemle doktorunuz parmakları ile kemik yapınızın bebeğin geçisine müsait olup olmadığının kontrolüdür.

Aslına bakarsanız kendinizi germezseniz canınızı yakacak bir muayene değil. Ama ister istemez geriliyorsunuz sanırım bu da bir baskı yaratıyor. Çatı muayenesi sonunda doktorumuz şöyle bir yorum yaptı. Harika bir çatım yokmuş:) meali; çok geniş değil normal bir kemik yapım varmış. Bu da 3,5 kg kadar olan bir bebeği rahatlıkla çıkışına imkan vereceğini ama 3,5 kg üzeri için bir nebze yorulacağımı ve epizyotomi miktarını arttırabileceğini işaretmiş.

veee asıl yorum şu ; rahimde açılma başlamış 1 cm açılma var ve rahim yollarımın yumuşamaya başladığını belirtti doktorumuz. ilkay sarp biraz erken gelebilir en az 10 gün erkene çekebilir tarihi dedi:) Beni aldı bir panik :)

Ve çalışamaz raporumu aldım geçen cumartesi 1 hafta daha beklemeye gerek yok dinlenmeye vaktim olsun istedim.

bir haftadır tatildeyim, bol bol hatta biraz abartarak yürüyüş yapıyorum:) Geçen perşembe günü 7 km yol yürümüşüm:) cuma 3 km :) yürürken bir zorluk çekmiyorum biraz daha tempomu düşürüyorum ve yorulduğumu hissettiğimde güzel keyifli bir mola veriyorum. Yürümek kalça ve bel ağrılarımın azalmasını sağlıyor. Yürümediğim günler ağrım artıyor.

Yarın yine kontrolümüz var merakla bekliyorum.

izne ayrılmamın en güzel yani geceleri uykusuz olduğum için sabah karşı 6-8 arası 2 saatte olsa uyuyabilmem:)

13 Şubat 2015 Cuma

Uykusuz geceler, sırt ağrılı günler

Son haftalar yaklaştıkça hamile olduğumu anlamaya başladık. Önümde duran kocaman göbek hareketlerimi oldukça kısıtlamaya başladı. Hareketsiz kalmamak için sürekli yürüyüş yapıyor , olduğum yerde oturup kalmamaya gayret ediyorum. Gün içerisinde bu aralar saha çalışmaları az olduğundan çoğunlukla bilgisayar başında çalıştığım için sırt ağrılarım dayanılmaz boyutlara çıkıyor. Akşamı zor ediyorum. 37. Haftaya kadar çalışıp znimi sonrasında kullanmak istediğim için dayanıyorum. Ama şimdiden evde olmakta istemiyorum.
 
Geceleri çok sık uyanıyorum özellikle tuvalet ziyaretlerim pek arttı, bacağıma kramp giriyor. Bunda benimde suçum var. Haplarımı içmiyorum çok sıkıldım artık. Ama her gece defalarca kramptan uyanınca kuyruğumu sıkıştırıp tekrar başladım haplarımı içmeye.
 
Bu çarşamba minicik oğlumuzu görmeye gittik. SATa göre biten 32. haftama istinaden çalışabilir raporumu da aldım.
 
Minicik oğlum 2.200 gr olmuş :) FL boyu ise 7 cm yani yaklaşık 49 cm boyu var minik delikanlının..
 
Hafta hafta renkli ultrasonda gelişimini izledik. Ay ve ay şekillenip bir insanın oluşumuna tanıklık ettik bu tam anlamıyla bir mucize gerçekten. Akıl sır ermiyor.
 
Sarp demişken hala çok yaramaz, doğum pozisyonu almış doktorumuza göre başı aşağıda geçen kontrolde de böyleydi.
 
Hiç durmuyor, durmadan tekmeler savuruyor, en çokta kendini yüklemeleri can yakıyor. Bu hisleri karnında böyle yaramaz bir yumurcağı olmayanlar anlayamaz. Bu yüklenmelerinde artık gerilen karnımın derisi gerçekten acıyor:( bol bol kantoran yağı ve lierac sürüyorum. kantoron yağı özellikle çok rahatlatıyor. Görünürlerde henüz çatlağım yok. olmasın diye ne yapacağımı şaşırıyorum. inşallah çatlaklara boğulmadan bu süreci tamamlarım.
 
Koca göbekle yatakta yatmak, dönmek çok zorlaştı gerçekten. Dönmek için doğrulup (doğrulmak ayrı bir sorun kaplumbağa gibi) kendini çevirip tekrar yatmak gerekiyor.
 
Henüz +10 kilo aldım. 11 kiloya dooğru ilerliyorum. Bu kilo ile böyle olmaya başladı isem 30 kilo alanlar nasıl geçirdiler bu haftaları merak ediyorum:(
 
Pek dertliyim değil mi.. Azıcık dinlebilirsem bu haftasonu eski mutlu :) hamile günlerime dönebilirim sanırım hehee sevgiler hepinize

9 Şubat 2015 Pazartesi

Sarp geliyor.. 09.02.2015 Düzeltilmiş 33+0 :)



Oğlumuzun adına karar verdik:) Çok düşündük, kararsız kaldık sonra "SARP" olsun dedik. Kullandıkça içimize sindi. Şu an oğlumuzun adı Sarp adı ile sağlıklı mutlu huzurlu doğsun büyüsün inşallah..
 
Bu hafta 32 hafta çalışmaya devam edebilir raporumu alacağım. Normal şartlarda erken yumurtlama nedeniyle  33. haftayı doldurmuş olmamıza rağmen , raporlar SAT'a göre veriliyormuş.
 
Geçen hafta bel ağrısı ve sırt ağrısının ne demek olduğunu anlamış bulunmaktayım. İşte çok yorgun geldim. Ve en büyük sıkıntımız sarp beyin kendini karnıma dayayıp karnımı şekilden şekile sokarken verdiği sızı:))
 
Günün her dakikasında göbeğimde meksika dalgası ile geziyorum, oldu ki durdu. Durduğunda burası kafası burası poposu diyebileceğiniz gibi bir karnım oluyor.
 
Biraz yaramaz oğlum yapılacak birşey yok:)) Biz onu böyle sevdik.. En azından şimdi yanımızda koşup kaçamıyor diye kendimizi avutuyoruz.
 
Geçtiğimiz hafta anne anne ve teyze geldi 2 günlüğüne, kalan yıkama , ütüleme ve yerleştirme işlemleri tamamladık. Eksikleri listeleyip alışverişe çıktık. Gezmekten pert olunca kalan  eksikleri internet alışverişi ile tamamladık. Hastane valizimizi hazırladık. Bunu ayrıca yazarım:)
 
 
Şubat ayında E-bebek kampanya yapıyormuş arkadaşlar, sanıyorum her yıl yapıyor.  Aklınızda bulunsun her gün farklı birkaç markada indirim yapıyor. Bizde bu kampanyadan faydalanarak son hazırlıkları tamamlıyoruz.
 
Bebek aramız için Concord-Neoya karar kıldık, ana kucağımızı da yine aynı markadan tercih ettik. Ebebekte concord indirime girdiği gün gece uyuyamamında etkisi ile  hemen sepete ekledik. Sabah uyandığımızda stokta kalmamıştı. İyiki sabaha bırakmamışız böylelikle %33 gibi bir indirimle biraz daha uyguna!! almış olduk.
 
Bumboo koltukların indirime girdiği gün dayanamayıp birde bumboo aldık:) Bakalım bizim oglan beğenecekmi:))
 
Anne annemiz ilk aylar yanınızda yatmalı, süslü bir beşiği olmalı diye tutturunca bize bir beşik hediye aldı.:))
 
Onuda getirdik hemen kurduk..

Son hazırlıklardan fotoğraflarımız aşağıdaki gibi.. Hazırlıklara devam..
 
Odamızın son halleri, koltuğumuz geçici olarak odamızda yer aldı:)
 





 
 
 

26 Ocak 2015 Pazartesi

benim küçük ailem:))



Geceleri uyuyamıyorum:)) Artık alışkanlık haline geldi. Uyuyamıyorum, uykusuzluk değil yanlış anlaşılmasın.. Sıklaşan tuvalet ziyaretleri, kramplar ve oğlumun durmak bilmeyen takla ve tekmeleri..

Dolayısı ile çok sık uyanıyorum.

Sabahlarıda oğlumla birlikte 6 gibi uyanıyoruz. Ve uykumuza artık devam edemiyoruz. pazar sabahı erkenden uyandım, eşim uyanmasın diye beklerken baktım oda erkenden uyanmış. Sabahın köründe arkadaşlarımızı arayıp uyandırdık:)) Ve sabah sabah yollara düştük..:)

kadıköyden modaya yürüdük oldukça gezdik güzel keyifli bir kahvaltının ardından havanın güneşinin de etkisi ile beşiktaşa geçtik..

güzel bir gündü sabahın 8inden 15:00 e kadar yürüdüm. Yürürken yorgunluk hissetmiyorum ama oturduktan sonra kalkması zor oldu. Eve geldiğimde bir süre uzanıp dinlenmek ihtiyacı hissettim.

Evet yukarıda hep bahsettiğim benim küçük ailemi görebilirsiniz;

22 Ocak 2015 Perşembe

Hafta Hesabı Sorunsalı :))

 
 
 
bebeğini bekleyen annenin düşündüğü on bin tane detay ve konu varken bu hafta hesabı sorunsalı nedir arkadaş:))
 
Bildiğiniz gibi insanlarda gebelik süresi 9 ay 10 gün olarak belirtilir literatürde.. Ama halk arasında 9 aydır.. hafta hesabına vurur isek 36-37 hafta...
 
Ama gebelik takibinde hesaplar 40 hafta üzerinden yapılır. Hatta normal doğumlarda bu sürecin 42. haftaya kadar uzayabildiği görülmüştür. ortalama 41. hafta doğal doğum için istatistiksel verilerde karşılaşılan doğum sürecidir. Bu fark birinci hesapta döllenme gerçekleştikten ve embriyo oluştuktan sonra sayım başlarken, ikinci hesapta anne yumurtasının oluştuğu dönem başlangıç kabul edilmesinden dolayıdır. Yani daha önceki hatta ilk yazılarımda anlattığım SAT ;Son adet başlangıç tarihi ...
 
Tabii bu hikayenin sadece başı..:))
 
Bu aşamada annenin yapması gereken regli tarihlerini takip etmek kaç gün sürdüğünü ve kaç günlük periyotlarda tekrar ettiğini not etmek. Bu bilgi ilk aşama için çok önemli.
 
Bunu yapıyorsunuz ve artık bebeğinizin kaç haftalık olacağını kesin olarak bileceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz.
 
Rutin kontrolleriniz yapıldığı ultrason ve doppler cihazında doktorunuz kese oluştuğu andan itibaren bir takım ölçümler yapmaya başlıyor. Bu ultrasonografik ölçümler cihazın içerisindeki yazılımda belirtilen istatiksel verilerle karşılaştırıp hopp bebeğiniz şu kadar deyiveriyor. Bir bakıyorsunuz sizin SAT hesabınıza göre bebeğiniz ileri de veya geri de kalmış..
 
Burada kısa bir ara verip size bu  ölçülen parametreleri de paylaşayım..
http://www.e-gebelik.net/bebegin_iyilik_halini_gosteren_testler/fetal_biometri.asp bu linkten hafta hafta bu değerlerin neler olabileceğini de görebilirsiniz.
 
GS (Gebelik Kesesi, Gestasyonel Sac): En erken olarak transvajinal ultrasonda gebelik 4 bucuk -5 haftalık olduğunda görülebilir. Karından yapılan ultrasonda gebelik 6 haftalık olduğunda görülebilir. GS'ye göre gebeliğin kaç haftalık olduğunun belirlenmesi tavsiye edilmez bunun yerine CRL ölçümü daha kullanışlıdır. GC yani gebelik kesesi düzensizse yani yuvarlak izlenmiyorsa gebeliğin düşükle sonuçlanma riski artmıştır. Gebelik kesesi çok küçük ise içerisinde ebmriyo görülmez sadece kese şeklinde izlenir. Gebelik kesesi 1 cm boyuta ulaştığında içerisinde yolk kesesi izlenir, 1.5 cm boyuta ulaştığında içerisinde embriyo da izlenebilir.


YS (Yolk kesesi, Yolk sac): Plasenta gelişmeden önce anne ve bebek arasındaki madde değişimini sağlayan yolk kesesidir. Gebelik kesesi 1 cm boyuta ulaştığında içerisinde yolk kesesi görünür hale gelir. Gebelik kesesinin kenarında ufak bir kese şeklinde izlenir. Gebelik kesesi 1 cm'den fazla büyüklüğe varmasına rağmen yolk sak görünmüyorsa bu gebeliğin düşükle sonuçlanma riski artmıştır. Aynı şekilde yolk sac 6 mm'den fazla büyümüşse bu da yine gebeliğin düşükle sonlanacağını gösterir.



CRL (Baş-Popo Ölçümü, Crown-Rump Length ): Bebeğin poposundan kafasının en üstüne kadar olan uzunluk ölçülüri. Özellikle erken gebelik haftalarında (7-13 haftalar arasında) ölçülür ve bu haftalar arasında yapılan CRL ölçümü gebeliğin kaç haftalık olduğu konusunda çok iyi fikir verir. Gebeliğin ilerlediği aylarda bebeğin gelişiminin normal olup olmadığı bu eken haftalarda yapılan CRL öçlümüne göre karşılaştırılır, bu açıdan erken döneme yapılan bu ultrasonlar doğuma kadar dikkatle saklanmalıdır.


BPD (Biparietal Çap, Biparietal Diameter): Kafanın sağ ve sol tarafındaki parietal kemik denen kemikler arasındaki mesafe yani kafanın enlemesine büyüklüğü ölçülür. 13 haftadan sonraki ultrasonlarda kullanılır. 13 haftada yaklaşık 2.4 cm uzunlukta iken doğum zamanı 9.5 cm uzunluğa kadar ulaşır. Erken gebelik aylarında yapılan BPD ölçümleri de gebelik haftası hakkında ve ileriki güncellemeler hakkında önemli fikirler verebilir.



HC (Kafa Çevresi, Head Circumference): BPD gibi fetusun kafa büyüklüğü ve buna göre gebelik yaşı konusunda fikir verir. özellikle kafa şekli normal olmayan fetuslarda BPD yanıltıcı olabileceği için HC önemlidir.


FL (Femur uzunluğu, Femur length): Vücuttaki en uzun kemik olan uyluk kemiğinin boyunun ölçümüdür. 14. hafta civarında 1.5 cm uzunlukta iken doğuma yakın 7.5 cm civarına ulaşır. Aynen BPD gibi erken gebelik aylarında yapılan FL ölçümleri de hem gebelşk haftasını belirlemek açısdından hem de ileri de yapılacak güncellemeler açısından değerli bilgiler verebilir.

AC (Karın çevresi, Abdominal Circumference): Özellikle fetusun tahmini ağırlığını ölçme konusunda faydalıdır. Seri takiplerle fetusun büyümesi konusunda fikir verebilir fakat güncelleme yapmak için kullanılmaz.


Tahmini Fetus Ağırlığı (TFA) (EFW): Fetus ölçümlerinden BPD, FL ve AC 'yi kullanarak bilgisayar bir formülle tahmini fetus ağırlığı sonucunu verir. Bu sonuç tahminidir bundan 500 grama kadar hata payı olabilir, gerçek ağırlığın daha az veya fazla olması mümkündür.


NT (Fetal Ense Kalınlığı, Nuchal Translucency): Ultrasonografide fetusun boynunun arka kısmında koyu renkli olarak görünen kısmın kalınlığını ifade eder. 11 hafta 1 gün ile 13 hafta 6 gün arasındaki gebelere uygulanır. Bu konu ayrı bir başlık altında detalıca anlatılmıştır.
 
Bu kısa bilgiden sonra kelamımı anlatmaya devam edeyim...
 
Bu ölçümlerin başlaması ile birlikte benim bebeğim hep ileride çıkıyordu yaklaşık 10 gün büyük dolayısı ile daha SAT a göre 6. haftada kalp atışlarını duyduk. SAT'a göre tahmini doğum tarihi (40. hfta bitişi) 15 Nisan iken, ultrason verilerine göre 6 Nisan ı gördük. Bu aşamada doktorumuz erken yumurtlama ve erken döllenme olduğunu belirterek düzeltilmiş tarih adını verdi ve haftamızı ileriye çekti. (Tabii bu teşhis için detaylı ultrason tarihine kadar beklendi, bu sürede gelişim ilk haftadan beri ileri de veya geride gidiyor olması teşhis için çok önemli , Örneğin bebeğiniz ani bir şekilde geliştimi kafa çevresi anormal büyüdü mü veya geride kaldı mı hep bu ölçümler geriye dönük kontrol edilerek yapılıyor.)
 
Nitekim 21 ocakta kontrolümüz vardı. düzeltilmiş tarihe göre 31. haftayı bitirmek üzereyiz.  Oğlum 5 haftada 600 gramdan 1600 grama yükselmiş. Boşa değilmiş o göbeğimin yerçekimini bu kadar hissetmesinin sebebi. Femur ölçümü 5,78 cm yani yaklaşık 42 cmde boyu var yavrunun..
 
32. haftadan sonra  malum işe devam edebilmek için çalışabilir raporu almam gerekiyor. Yani haftaya ama rapor ultrason verisine göre ilk SAT'a göre hazırlanıyormuş sanırım. Bu aşamadan hiçbir şey anlamadım. 32. hafta raporu için 3 hafta sonraki kontrolümde vereceğini söyledi doktorum. Bakalım bu aşamada bu bir avantajmı dezavantajmı anlayamadım.  Herhalde doğurana kadar bu hafta hesabımı anlayabileceğim:))
 
Bir önceki yazımda biliyorsunuz doğuracağımı sandığımı anlatmıştım. Doktorumuz kontrol etti hiç bir problem açılma vb durumu söz konusu değil. Su seviyesi ve kan akışı gayet normal. Erken doğum olmayacak buna emin olabilirsin küçük istisnalar dışında dedi. Yine de bilmen için söylüyorumki diye ekledi. Gerçek sancıyı yalancı sancıdan ayırt etmek için 5 dk bir düzenli sancı girerse bu sancılar 1 dk sürerse gerçek sancı başladı diye düşünebilirsin daha düzensiz ve kısa süreli olanlar rahmin kendini hazırladığı yalancı sancılarmış.
 
Hala hiç bir kısıtımız yok yüz hopla zıpla seyahat et aklına ne gelirse yap dedi doktorumuz. saçını boyatabilirsin ama ihtiyacın yok boyatmamanı öneririm diye ekledi. Bebeğinin hareketlerini say 10 dan az ise biraz çikolata ye soluna yat bekle hareket etmezse ara beni dedi.
 
Bizim yaramaz bırakın 10u en az 150 kez hareket ediyordur günde bu da bir problem değil aksine sağlıklı olduğunu göstergesi imiş.. (Size bu satırları yoğun tekme altında yazıyorum.)
 
bu aşamadan sonra kontrollerimiz sıklaşacak 3 hafta sonra bir sonraki kontrolümüz sonra 2 sonra 1 haftaya düşecek.
 
Sık sık az az protein ağırlıklı beslenmem gerekiyormuş. karbonhidrat ve şekerden kesinlikle uzak durmamı önerdi doktorum. bakalım süreç nasıl devam edecek.:))
 
 
 
 
 
 

21 Ocak 2015 Çarşamba

30+2 hafta 21.01.2015

 
Ve ben +8 kg :)
 
Zaman ne çabuk geçiyor aslında ama sen karnımda kendini yeni bir hayat için hazırlamaya çalışırken babanla bize günler geçmiyor gibi geliyor.En son seni 17 Aralıkta gördük. İlk defa bu kadar açtık kontrol için arayı.

Doktorumuz herşey yolunda endişe edecek bir durumda yok, son ay zaten kontrol sıklasacak biraz açın arayı dedi. Anca bu kadar sabredebildik.

Sen bu arada çok büyüdün göremesekte hissediyoruz. Artık hareketlerin çok kuvvetli delip geçiyor.

İçeride ya seni kovalıyorlar ya da sen hergün her dakika parti parti modundasın:))

hareket etmediğin ya da kaba tabirle bana kafa göz dirsek ayak neresi denk gelirse vurmadığın an yok. Gündüz seni izleyerek geçiyorum günleri, akşamları eğlencemizsin, baban uyudumu niye durduki diyor 1 dk durduğunu görürse (çok nadir durduğun için durunca endişeleniyoruz)

Bugün saat 17:00 de kontrolün var. Eğer işten fırsat bulup çıkabilirsem hastane ile görüşüp doğumla ilgili konuşmak istediğim birkaç detayı halletmeyi planlıyorum hep geç saatte gittiğimiz için henüz hiç birşey konuşamadık.

Dün gece biraz korktum:) Saat 03:00 civarı uyandım. Bir sancı vardı karnımda regli sancısı gibi çok şiddetli regli sancım olmadı hiç ama bu biraz şiddetli başladı. Sancı karın bölgemde azıcık belime doğru vuruyor ama aşağıya yani rahim kısmında bir ağrı ve kasılma yaratmıyor ya da ben hissetmedim.

Bir süre sonra yatakta çok fazla kıvrandığımı ve yatarak katlanamayacağımı farkettim. belirli aralıklarla giren sancılar başladığında ayakta olup yürümek iyi geldi. Bir süre sonra düzenli aralıklarla giriyormuş gibi geldi ama saat alıp aralık ve süresini ölçebilecek durumda değildim.

Gaz sancısıdır diye düşündüm. Bağırsaklarım mı bozuldu acaba dedim. internetten gaz sancısı, yalancı sancı ve gerçek doğum sancısı arasında farkları okumaya başladım. İnternetteki bilgilere göre pek fark yok gibi aralarında biraz panikledim. Ama gerçekse kasılma olacağını, ishal olabileceğimi, aralıkların git gide sıklaşıp şiddetleneceğini okudum. baban doktora gitme konusunda ısrarlı olsa da onu ikna edip uyuttum. Sabah 6ya doğru sancılar azalarak bitti. Bende doğurmadığıma göre:)) ya gazdı ya da yalancı sancılar bilemedim. Bugün doktoruma soracağım. tabii bugün zombi gibiyim. Uykusuzluktan bir hal olmuş durumdayım.Yavrusunu kucağına alan annelerin sürekli şimdi bol bol uyu uykusuzluğu göreceksin demelerine ayrıca uyuz olduğumu belirtmek isterim:))

Sanki keyfimizden uyuyamıyoruz. Keşke insanların şu benim durumum senden kötü ben daha kötü durumdayım gibi kıyaslama huyları olmasa :))

Bir an önce randevu saati gelsin ve artık seni görelim bebişim..

öpüyorum seni

16 Ocak 2015 Cuma

Bebek Alışverişi

Birçok sitede bulabilirsiniz bu listeyi ama bence kişiye ve dolayısı ile o kişinin ihtiyacı ne olarak algıladığı ile değişiyor.

Benim bir listeyi okurken aman ne gerek var dediğim şey belki başkası için en vazgeçilmez parçası oluyor listesinin.

Dolayısı ile ben şöyle yaptım birçok liste okudum fikir vermesi amacıyla aklıma yatanları not ettim saçma gelen kısımların üstlerini sildim.

Henüz bitmedi alınacak, al al bitmiyor gibi:)

Şöyle bahsedeyim kısaca aklıma geldikçe ve yeni şeyler aldıkça eklemeler yaparım;

Bebek odası;

Detaylıca bahsettim önceki yazılarda şöyle bir karar vermelisiniz bebek odası mobilyaları için ne kadar  bütçe ayırdım. Kaç yıl kullanmasını planladım. Ben bu planı yaparken gelecek yavru benim yaptığım bu plana neresiyle gülecek.. Ya 3 yıl sonra çıkıp ben bu mobilyayı beğenmiyorum derse:) kaldırıp atarken zorumuza gidecek mi?

bu soruları gözden geçirdikten sonra alıma başlayabilirsiniz.

Karyola; bazı anneler ilk yıllar park yatak tercih ediyor. Ben park yatak istemedim düşünmedim. Yer kaplamayacak 5 yıla kadar kullanılabileceği belirtilen 70x140 bir karyola aldım.

Gardrop; her üç ayda bir elbiselerinin kaldırılıp yeni boylar geleceğini düşünürseniz , hayalinizdeki gibi kocaman bir gardroba ihtiyaç olmayacağını farkedersiniz. Bu bağlamda ve boyutta bir dolap işinizi görür.

Alt Değiştirme Ünitesi; Alıp almamakta kararsız kaldıklarımdan, yaptığım araştırmalarda vazgeçilmez birşey belin tutulmasın istiyorsan mutlaka bir alt değiştirme ünitesi al ya da oluştur diyen anneler çoğunlukta. Ben aldığım şifonyerin bir bölümünü bu iş için organize etmeyi planlıyorum.

yatak; araştırmalarımız sonunda Yatsan Jou Jou modelinde karar kıldık.

Şifonyer; bol çekmece işe yarıyor arkadaşlar

Çekmece içi düzenleyiciler; Skubb 6lı serisi çok kullanışlı çekmecelerin içine minnacık eşyaları yerleştirirken benim için büyük kolaylık oldu.

 
Bebek Arabası ve Ana kucağı
 
Şu an güvenlik açısından büyük ve sağlam bir araba almayı planlıyoruz. Henüz almadık. Baston tip pusetler bana güvenli gelmiyor.  Bebeğin özellikle ilk aylarında baston pusetlerinde rahat edemeyeceklerini düşünüyorum. Konforlu gelmiyorlar.  Bir diğer takıldığım noktada da üst üste konarak kullanılan bebek arabalarını ve ana kucaklarını saçma buluyorum. Dolayısı ile ilk aylar kullanmak ve sonrasında da kullanabileceğim bir araba olarak Concord Neo serisinde karar kıldım.
 
Bebek Kıyafetleri
 
Hastane çıkış setleri; öncelikle bu setlerin boyutlarının küçük olduğunu unutmayın. Bebeğiniz eğer normale göre biraz uzun boylu ve kilolu doğar ise bu setleri hiç kullanamayabilirsiniz.
O yüzden almak için acele etmeyin, kilosunun belli olacağı son haftalara kadar bekleyin ya da bir tane alın. Bana bir tane hediye geldi. Bir tane de hastaneden vericekler yeterli olacaktır diye düşünüyorum.
 
Patikli Altlar; patikli altların çok kullanışlı olduğunu söylüyor tecrübe edenler, bebek altını kirletir ise tüm kıyafetini değiştirmeden sadece altını değiştirebiliyorsunuz. patikli olduğu için bileklerini sıkan çoraplarla uğraşmıyorsunuz. Ben bu altlardan 7 tane 0-3 aylık aldım.
 
Body ve Tulumlar; Eğer benim gibi sizde bebeğinizi ilk zamanlar kolaylıkla giydirip giydirememekte endişe ediyorsanız. Bu ürünlerin harika olanlarını öneririm. Harikadan kastım o kadar çok çıt çıt varki açıp bebeği içine yatırmanız yeterli. Sonra tek tek çıtçıtları kapadığınızda bakıyorsunuz çocuk giyinmiş:))  Bunlarda da bol bol almak lazım en az 5-6 body ve tulum alın. ben biraz abartmış olabilirim bilemiyorum. Bol miktarda aldım. 3-6 ay çekmecemiz, bodyler, tulumlar ve patikli altlar buradalar:)
 
Marka olarak Mothercare pek öneriliyor. kalıpları tam ayına göre oturuyormuş üzerlerine, ikinci sırada idil babynin kumaşları çok yumuşak ve şık. Cartersın ürünlerine bayıldım. Resimde turuncular pek çıkmamış minnacık yenidoğan bodylerini oradan aldım. Ebebekte satılan mother love markası da yine beğenip tercih ettiğim markalar arasında. Son olarak Kipalarda satılan F&F markada oldukça güzel.
 
Ağız silme bezi-Mermerşah/tülbent vb: yukarıda çekmece içi düzenleyicinin fotoğrafında görebilirsiniz. Babannesi iğne oyalı tülbentler hazırlatmış oğlana, bende mermerşahlardan aldım hazır ebebekte filan satılıyor. Anneannesi de minik havlular oyaladı. Bunlara çok ihtiyaç olacağı söyleniyor. bol miktarda var yavrunun tepe tepe kullansın.
 
Şapka ; Bazı setlerin içinde şapkaları mevcut birkaç tane yeterli olacaktır. Hastane çıkış seti alırsanız onların içerisinde de var.
 
Eldivenler; bebeğin ellerinin serbest ve açık olması bebeğin kendini tanıdığı dönemler oldukça faydalıymış. okuduğum yazılardan yüzünü çizecek korkusundan bebeklerinizin ellerini kapamayın diyorlar 2-3 tane eldiven yeterli. Önerilen tırnakların sık sık kesilmesi ellerinin parmaklarının açık olması
 
Banyo havlusu; Mothercare çok güzel 3lü havlu seti yapmış. Kundak gibi başa geçirme bölümü var köşelerinde yumuşak. Ben onlardan aldım bir paket sanıyorum yeterli olur.
 
Müslin battaniye; bu isimleri de bebek mağazalarını gezdikçe öğreniyorsunuz:) yeni anne iseniz korkmayın bu değişik dili öğrenmeye başlamışsınızdır daha neler öğrenicez. Bu battaniyeler bir nevi tülbente benziyor. Yıkadıktan sonra bebek ilk bununla sarılıyormuş üstüne havlu böylelikle ilk suyu tülbent çekiyor havlu sırılsıklam olmuyor. English homedan aldım 2 li set. Başka ihtiyaç olur mu bilmiyorum.
 
Penye Battaniye; bu çok ihtiyaç olan birşeymiş. Evde dışarıda, arabada koltukta vb kısaca heryerde bebeği sarıp sarmalayıp almak için ideal diyorlar. 5 adet aldım ben. Yeterli olur sanırım.
 
Yün battaniye; Öncelikle ille örgü bilmenize gerek yok. Ama insan heves ediyor. ben aşağıdaki battaniyeye başladım. Annem destek oluyor sağolsun çift taraflı olduğu için yavaş uzuyor. Bununla birlikte bir anneanne bir de babanne ördü 3 adet el örgüsü battaniyemiz oldu.
 
ille örmek zorunda değilsiniz demiştim ya harika hazır örgü battaniyeler de var. Örneğin Chakradan çok güzel bir battaniye aldım El örgüsünden ayırt etmek zor. English homeden da 1 adet aldım. O da çok şirin. Ayrıca zara home  bebek reyonunda da çok güzel battaniyeler bulabilirsiniz.
 
Nevresim Takımı; Yine okuduğum kaynaklardan bebeklere 2 yaşına kadar yorgan ve yastık kullanımı önerilmiyor. Dolayısı ile bu takımlar aslına bakarsanız çok gerekli değil. Sadece çarşafları kullanacaksınız. English home indirim döneminden 3 adet nevresim aldım ben. Takım almak yerine bol bol lastikli çarşaf alabilirsiniz.
 
Ayakkabı; Böyle bir ihtiyaç yok, süs yani bende sırf sevimli oldukları için birkaç tane aldım. Altları patik gibi sert değil.
 
Uyku Tulumu; Hani dedik ya yorgan ve yastık kullanımı önerilmiyor diye. işte bu aşamada uyku tulumları kurtarıcı oluyormuş. Bu konuyu henüz tam araştırmamakla birlikte tog ile sınıflandırıldığını öğrendim. Evin sıcaklığına göre uygun toga sahip uyku tulumunu almalısınız. Ben english homedan bir adet uyku tulumu aldım.
 
Süt Pompası Daha önceki yazımda mothercaredan 275 tl hediye çeki kazandığımı söylemiştim ya. Beşik alırken. işte o çek ile süt pompası aldım. Faydalı bir şey alayım diye düşünmüştüm. Karşıma mothercarede satılan iki marka çıktı lansinoh 2 li ve philips avent .
 
İkiside yaklaşık aynı fiyatlaraydı. indirime girmişler. Philip avent daha kullanışlıymış gibi geldi. Onu aldım. İnşallah memnun kalırım. çalışmaya devam etmeyi planladığım için stok yapmak önemli. Ayrıca çalışmayı düşünmüyorsanız bile mastit tehlikesinden korunmak adına sağım yapmak önemli.
 
Bebek Çantası, Araştırmalarım neticesinde Okiedog çantaları pek sevdim. Ama biraz pahalılar. Bu markayı sevme sebebim, içerisinde birçok gözü var. ıslak çamaşırları koymak için bezler için biberonlar içiin, ayrıca alt açma örtüsü var termoslu gözü vb. indirime girsinler diye biraz bekliyorum. Güzel bir sırt çantası da iş görür diyorlar. henüz almadım.
 
Biberon ve Emzik; Henüz almadım. Almayı düşünmüyorum. Süt yeterli olursa htiyacı olmayacak zaten. Biberonun süt emme refleksini azalttığı söyleniyor. Öncesinde karşılıklı alışıp güzel güzel sütünü emmesi birinci hedefimiz olmalı. Ancak ihtiyaç olursa çıkıp bir Dr. browns serisinde yeni doğan yavaş akışlı biberon almayı planlıyorum.  Dr. browns özel yapısı sayesinde bebeğin hava yutmasına engel oluyormuş.
 
Diş Kaşıyıcı; Sophie.. sophienin ününü çok duydum. Hiç tanımadığım derya hanım ise bebeğime Fransadan hedye getirdi sophieyi:) Koyduğu resme yorum yapmıştım sağolsun almış getirmiş. İnşallah sever kullanmayı bizim afacan.
 
 
Bebek Bezi ; Prima Premium care 1 numara Bebek bezi henüz almadık.
Islak Mendil; Unibaby Yenidoğan Islak Mendil henüz almadık.
 
Philips Avent Göğüs Kalkanı : henüz almadım ihtiyaç olur diye düşünüyorum.
 
Banyo Küveti; artık bebeklerin başlarından hafif desteklenerek yüzdürülerek yıkanması öneriliyor. Geniş bir küvet almakta fayda var. henüz almadık ikeanın fena değil gibi geliyor.
 
 Banyo Süngeri; Doğal Süngerlerden alacağım. Ebebek , Joker gibi tüm mağazalarda ve sitelerde mevcut.
 
Bebek şampuan , Sabun vb; Henüz markaya karar veremedim.
 
Göğüs Pedi; Lansinoh öneriliyor. Sanıyorum onu tercih edeceğim.
 
Göğüs ucu kremi; lansinoh almayı düşünüyorum.

 
Alt Açma Minderi; mothercare tercih ettim yukarıdaki şifonyerin üzerinde kullanacağım.

Şimdilik bu şekilde aldıklarım aklıma geldikçe eklemeye devam e deceğim. Tecrübeli anne babalar şunu unutmuşsun ekle bunu dediğiniz ne varsa lütfen yoruma yazınız

sevgiler
 


9 Ocak 2015 Cuma

28. hafta (Bebek odası son durum:)) Netleşen detaylar ve bekleyen eksikler

Günler geçiyor, sen hızla büyüyorsun.

5-6 hafta öncesine kadar galiba hareket etti söylemlerin yerini  aman allahım böylede vurulur mu? Azıcık sakin napıyor acaba? Neden hiç durmuyor? Bu gecede mi uyumayıp uyutmayacak söylemlerine bırakıyor.

Akşamları oturup film izler gibi karnımı izliyoruz. Bazen karnımın içerisinde deprem oluyor gibi bir sarsıntı ile gülmekten yerlere yatıyoruz. Baban sanırım geziyor içeride diyor.

Kendimi Hamsterların içerisinde döndüğü tekerler gibi hissediyorum bazen. şaka bir yana hareket etmen aslında çok iyi senin afacan ve sağlıklı olduğunun göstergesi sen uyumaya başlayınca yoruldu herhalde sonunda diyoruz.

Bu haftalarda pek yazı yazamadım. Eksiklerini tamamlıyoruz yavaş yavaş..

Ne mi yaptık yatağını aldık. Yılbaşından önceki hafta mother care bir kampanya yapmış. 150 Tl lik alışverişe 50 Tl hediye çeki veriyormuş.

Biliyorsunuz ikeadaki gibi minik bir beşiğe karar kılmıştık ama İkea beşikleri 60x120 cm boyunda standart. Bu da benim aklıma kurt düşürdü. Aldığım nevresim takımları genelde 100x150 cm civarında ve büyük gelicek diye düşünmeye başladım.

Mothercarede bu beşiği görünce aradığım beşik bu dedim. Nasıl sizce :) çok şirin değil mi. Bu beşiğin beyazını sipariş verdim. Aldığım hediye oyuncaklarla birlikte 275 TL mothercare çekim oldu.



 
Daha önce bahsettiğim gibi gardrop ve şifonyerini de  ikeadan aldık.  Mağazaların teslimat tarihleri belirsiz olunca ve bizim evde oturup teslimat bekleyecek vaktimiz olmadığı için, tüm paketleri kendimiz teslim aldık montajını kendimiz yaptık. Daha doğrusu :)Eşim herkül gibi bütün kolileri bir başına taşıdı ikeadan eve gelince de o heyecanla monte edip bitirdi. Montaj sırasında Gözde ve Onurun yardımlarını da yadsımayalım:)
 
Montaj işlemlerimiz bitince; aldığımız parçalar ortaya çıktı:) Çok fazla büyük eşyalarla odayı boğmak istemiyoruz.
 
Minnacık dolabımız:) İkea Hensvik serisi
 
 Birçok şeyi içine alan geniş kullanımlı şifonyerimiz ben çok beğendim. üzerine alt değiştirme ünitesi gibi kullanmayı düşünüyorum. Kalabalık yapmasın diye ayrıca alt değiştirme ünitesi almadık. şifonyerin üzerine de güzel raflar düşünüyorum. ikea Malm serisi

bu da yukarıda ahşap rengini gördüğünüz beşiğimiz mothercare Darlington serisi beşiğimize bayıldım. üç seviye kullanılabiliyor. Büyüdükçe yandaki parmaklıklar çıkarak minnacık karyola haline geliyor. Şimdilik taz bebiş gelsin diye beklemede.  Gördüğünüz gibi henüz yatak alamadık. Bir türlü karar veremiyoruz. Bu konuyu ayrıca yazarım.


Sömestr tatili gelsinde annem izninde yanımda olsun yavaş yavaş yerleştiririz aldığımız eşyaları diye düşünüyordum. Ama her zamanki gibi sabredemedim.
 
yavaş yavaş yıkayayım ütüleyip hurçlara kaldırayım istedim. Daha sonra hurçla uğraşacağıma yerlerine yerleştireyim dedim:) Çok hızlı karar değiştirilir.
 
Araştırmalarım sonrasında detarjan olarak bitkisel içerikli olması nedeniyle Dalan Roxy de karar kıldım. Bir adette dalin çamaşır yumuşatıcı aldım. Yumşatıcıya pek gerek yokmuş aslında.
 
Detayları fotoğrafladım anneme göstermek için, her bir parça tek tek yıkanıp (renklilerin renk vermesinden korkarak yıkandı ) ütülendi. Bu iş bayağı zormuş keşke tek başıma kalkışmasaydım dedim ama kendime engel olamadım pek zevkliydi. Biraz belimi ağrıtmış olabilirim.
 
 
Çekmeceleri ve dolabı yerleştirirken aldığımız tüm ürünleri kullanım amacına göre sınıfladım. Özellikle kıyafetleri kullanım aylarına göre ayırıp yerleştirdim. Bir çekmece 0-3 ay bir çekmece 3-6 ay gibi.
 
hahah gülmeyin ilk oyuncağımız:) Baba dayanamadı. Ama 6-24 ay arasıymış olsun dedi. O oynuyana kadar biz oynarız.

 

OGTT yani şeker yüklemesi testi - 25+2 hafta 17.12.2014

Merhaba yeni bir kavram OGTT ile karşınızdayım.

OGTT nedir?

Oral glukoz tolerans testi olarak adlandırılan test , vucudun glukozu kullanma  ve kandan  atılma kabiliyetini gösteren bir testtir.Şeker hastalığı, prediyabet (Gizli şeker),gebeliğe bağlı şeker hastalığının tanısını koydurur.

OGTT testi nasıl yapılır?
Öncelikle en az 10 saat gibi bir açlık isteniyor. Yani akşam yemeğinden sonra birşey yememeniz bu test öncesinde söyleniyor. Bazal plazma insülin düzeyi sabah,günün ilerleyen saatlerinden daha yüksektir.  İnsülinin glukoza cevabı sabah daha yüksek, gece yarısı ise en düşüktür.  Dolayısı ile teste mümkün olduğunca erken başlanıyor.  Biz saat 08:00 olmadan hastanedeydik.
 
Kaydımızı yaptırdıktan sonra laboratuara alıyorlar sizi. Benim kol damarlarım biraz sorunlu, her sağlık personeli damarımı hemen bulamaz. Damarlarım görünür o cesaretle hemen delmeye kalkarlar ama ince olduğu denk getiremezler. Bunu söylediğimde de pek kaile almazlar denemeye başlarlar. Artık eskisi gibi delik deşik yapmalarına izin vermiyor güzelce durumu anlatıyorum. Ama konu kan almak değilde damar yolu açmak olunca olay daha da zorlaşıyormuş.
 
İlk iki kişi uzunca damarlarımı inceledikten biz patlatmaktan korkuyoruz deyip şeflerini çağırdılar. Damarlarımın çok yüzeyde ama damar yolu açılabilecek kadar yüzden devam etmediğini açıkladı şefleri. Biri o zaman her seferinde başka yerden girer alırız diye bir çözüm önerdi .. iğneden korktuğumu söylemiştim değil mi. Bu muhabbetler dönerken babanda bana sen bana bak , bak ne anlatıcam diye dikkatimi dağıtmaya çalışıyor:) ama benim aklım patlatılmak üzere olan damarlarımda.
 
En sonunda isterseniz girecek damar bulamıyoruz diye bir kağıt yazın bende kurtulayım sizde deyince. şef o zaman başlıyoruz deyip şu damarı deneyeceğiz deyip hemen açtı damar yolumu:) Damar yolu denen şey kaba tabir ile bir musluk gibi düşünebilirsiniz. Her seferinde yeni delik açmamak için bu yolu açıyorlar tıpasını çıkarıp istendiğinde tekrar kan alabiliyorlar.
Damar yolunu açtıktan sonra bir tüp kan alınıyor. Ve 1 saat sonra tekrar gelmenizi istiyorlar. Bu arada açlık kan şekerinize bakılıyor. Sonucuna göre şeker yüklemesi başlıyor. Koca bir bardak bol şekerli limon aromalı bir eriyik veriyorlar size. Oturun, test süresince tuvalet haricinde hareket etmeyin. 2 yudum su dışında (o da çok ihtiyaç duyarsanız) hiç bir gıda tüketmemenizi istiyorlar.
 
Hareketsizlik, açlık ve galiba içilen şekerli içecekle birlikte inanılmaz bir halsizlik çöküyor üzerinize. Yalnız gitmemekte fayda var olası bayılma, düşme gibi ihtimallerde sizi ayakta tutacak birinin yanınızda olması için.
 
Bardağı 5 dk da bitirmeniz isteniyor. Sonra 1 saat bekleyip bir tüp daha kan aldırıyorsunuz.  İçeceğin içerisindeki glikoz miktarı ve yükleme adeti ve süresi doktorunuz tarafından belirleniyor. Doktorunuzun bu talebi doğrultusunda yüklemeler ve kan alımları devam ediyor.
 
Sonuç; sınavı geçmişim, şekerim oldukça düşük çıktı.
 
ve senin kontrolüne geçtik..  Kocaman olmuşsun bebeğim. Her kontrolde bizi şaşırtıyorsun. Yanakların tombullaşmış. 700 grma yaklaşmışsın 32 cm civarındasın. Ellerin kolların hareket ettikçe parmaklarını öylece bakakalıyoruz ekrana.
Dudakların burnun gözlerin şekillenmiş 6 cm civarında baş çapın var.
Bu aralar bende sol kasığımda (yorulduğumda) bir ağrı dışında sıkıntım yok. Gökmen Bey dalga geçiyor ilkay hamile olabilirsin diyor.
Doğum yollarını kontrol ediyor sıkıntı yok kapalı, tüm gelişimler normalde seyrediyor.
Son günlerde sıkça bahsedilen kordon dolanmasını soruyorum. Kordon dolandığında anlaşılabiliyor mu? Bebeklerin büyük çoğunluğunda dolanır. Bu büyük bir problem değil görünür, doğarken dikkat edilir diyor. Bebeğin sürekli hareket ettiğini varsayarsak dolanmaması imkansız diyor.
 
Hiç bir problemimiz yok birlikte büyüyoruz yavrucum. Ve tüm akşamı yatar vaziyette geçiriyorum. Biraz yorulmuşum sanıyorum. Gece de sen de uyumuyorsun beni de uyutmuyorsun:))

26 Aralık 2014 Cuma

25. Hafta (12.12.2014)

Biliyormusun oğlum bugün bizim için çok özel bir gün...
 
Bugün babanla bizim birbirimizi sevdiğimizi itiraf edip, ömür boyu birlikte olma kararı aldığımız gün .
 
Tam 13. sene önceydi. Bugün baban benimle konuştu, bir ömür benimle ol dedi. Başta korktum ya aramız bozulursa onu kaybedersem diye. Öyle birşey olmayacak dedi. O ne dese inanırdım zaten. Yine öyle yaptım. Ve uzun yılları geride bıraktık işte.. Bak şimdi bir oğlumuz oluyor yani sen.:)
 
Değmeyin keyfimize.. En kötü günümüz böyle olsun, Her yeni gün bize ailemize uğur, huzur, sağlık getirsin. Aşkımız zaten bir ömür yetecek kadar var hepte öyle olacak..
 
Sana gelelim. Büyüyorsun. Büyüdüğünü artık karnımın aldığı şekillerden anlıyoruz.
Mesela doğrulurken göbeğim üçgen gibi öne doğru uzuyor. göbek değilim hemen altında yerini aldığını anlıyoruz. Sen neredeysen göbeğim o yana doğru yamuluyor. Azıcık senden bahsedilince tekmelerini yumruklarını savuruyorsun. O kadar hareketlisin ki.Doğduguğunda sana nasıl yetişeceğiz diye konuşuyoruz. şimdi elin kolun bağlı bir yere gidemiyorsun.
 
Sistemli bir şekilde tekmelerini hissedebiliyor hatta görebiliyoruz. Akşamlarımızın en büyük eğlencesi oldun. şimdi vuracakmı? Neresiyle vurdu ooo bu da nesi.. yaa oraya vurma ama :) şeklinde geçiyor.
 
Pazartesi biraz tansiyon sorunu yaşadım. Büyük tansiyonum 6ya kadar düştü. İşyerinde gözümün karardığını hissettim. Selin teyzen yüzümdeki renk değişimini farketmiş. Hemen hemşireyi çağırmaya koştu. Şiddetli bir mide bulantım başladı. Tüm gücümü toplayıp birde yüzümü yıkarım diye lavobaya yöneldim.2-3 metre yürüyebildim ve sansıma bulduğum boş sandalyeye yığıldım. hemşiremiz gelip tansiyonumu 3. seferde ölçmeyi başardı. Selin teyzen bir tuzlu ayran getirdi. Özgür teyzen işe dalmış farkedince bembeyaz halimi oda şaşırdı. 1 saat kadar revirde keyif yapmak zorunda kaldım. Telefonumu bile vermedi hemşiremiz, babanıda arayamadım.
 
2-3 saat sonra arayınca da azarı yedim haliyle.. Neden haber vermemişim , gelip alacakmış beni şimdi.
 
Nitekim bir şeyim yokmuş normalmiş, olabilirmiş kan akışına engel baskılar yapıyormış böyle değişimleri.
 
Bu hafta ciddi mide yanması sorunum var. Yağlı birşey yiyemiyorum, yemiyorum. Ama ne yediğim önemli değil su bile içsem yanıyor, acıyor. Doktorumuzun verdiği şurubu kullanamıyorum. Tablet olandan alsam iyi olacak.
 
Ve işte ben.. +5,5 kg :)
 
 
 
Cem Fıcıcıoğlu bu hafta için neler demiş ; http://www.cemficicioglu.com.tr/25-hafta
 
Gebelikte 25. Hafta
25. haftada gebelik iyice zorlaşmaya başlar. Yorgunluk hissi artar. Gebeliğe bağlı olarak göz kuruluğu meydana gelir. Bunun için de yapay gözyaşı preparatları kullanabilirsiniz. Gözler artık ışığa daha duyarlı olacaktır. (yorgunluk dışında bir sıkıntımız yok)
Gebeliğin 25. haftasında hormonlar oldukça etkili olacaktır. Buna bağlı olarak akıntılar olabilir. Bu durumda pamuklu giysiler giyilmesi ve temizlik konusunda dikkat edilmesi önerilir. Bu akıntılar kokusuz ve sarı renktedir. Kaşıntı olursa bir doktora danışılmalıdır. (bu da yok )
25 haftalık gebelikte rahim iyice büyüyecektir. Buda hamilede bel ve bacaklarda ağrılara yol açacaktır. Bunun için sıkça hareket edilmeli, ılık bir duş alınmalıdır. Ağrıların artması gibi durumlarda doktor kontrolünde ağrı kesici ilaç alınabilir. (bazı günler kol ve bacak ağrısı yaşıyorum. Bunu da daha rahat ayakkabılar giyerek çözüyorum, hala adam gibi bir spor yaptığım söylenemez:( )
Gebelikte 25. hafta da yapılması gereken önemli bir aşama var mıdır? Nelerdir?
Bu dönemde kesinlikle 50 gram şeker yükleme testi yapılmalıdır. Bu evrede çıkan şeker kendini göstermez. Bu yüzden anne ve bebek sağlığı için şeker testi 24–28 haftaları arasında mutlaka yapılmalıdır. Aç veya tok karnına yapılan şeker yükleme testinden 1 saat sonraki şeker ölçümü 140 mg/dl altında olmalıdır. (bir sonraki kontrolümüzde şeker yüklemesi yapılacak 75 gr demiş doktorumuz, yaşayalım detayları ile sizle de paylaşırım)

25. haftada bebeğin durumu ise şu şekildedir;
Artık bebeğin kalp atışları duyulmaya başlanır. (Karnınızda atan ikinci kalbi hissetmek çok ilginç bir duygu)  Anne bebeğe bir adım daha yakınlaşır. Bebeğin cinsiyet özellikleri iyice yerine oturur. Erkek bebekler de testisler erbezi torbasının içine yerleşir. Kız bebeklerde ise vajina oluşumu tamamlanır.
Omurga sistemi eklemler ve bağlar son şeklini alırlar. Bebeğin tat duyusu gelişmeye başlar. Bebeğin hareket alanı daralmaya başlar. Derisi biraz daha kalınlaşır ancak hala şeffaftır. Artık uyuyup uyanmaya başlar.

Gebelikte 25. haftada bebeğin kilosu ve boyu ne kadardır?
Bebeğin boyu 34 cm’ e ulaşırken ağırlığı da 700 gramı bulur. Kalp atışları daha çok hissedilir. Anne adayının karnına kulağınızı dayarsanız bebeğinizin atan kalbini duyabilirsiniz. :))
Gebeliğin 25. haftasında anne adayında görülen değişiklikler nelerdir? 
Bu hafta itibari ile anne adayının nefesi daralmaya başlar. Artık çok yol yürüyemez ve nefesi tıkanır. Ancak bununla beraber karnı da çok büyümüştür
 
 

Mobilya Seçimi -2

Hahaha bu yazı dizisi böyle uzar gider. Acaba sen gelene kadar bir odan olacak mı? Bu kararsız anne baban sayesinde:)


Geçen yazıdan farklı olarak biraz daha mantıklı düşünmeye karar verdim. Baban bu kararları bana bırakıyor. Sonrasında mutsuz olacağım bir seçim için baskı yaratmak istemiyor. Ne akıllı adam şu baban? Biliyor sonrasında mutsuz olursam söylenirim belki diye:)

Şimdi son kararımız şöyle

İkeanın hensvik serisini bilenler vardır. Şöyle bir oda yapalım dersek parça başı 250 tl civarında yani 750-100 tlye odasını kurmuş oluyoruz.  Böylelikle küçük bey geldiğinde bizim yaptırdığımız kaliteli ve uzun yıllar kullansın diye aldığımız odasını kullanmak isterse, rahatlıkla gözden çıkarıp kendi zevkine göre bir oda hazırlayabiliriz.  Biliyorsunuz geçen sefer ama dolap pek küçük diyordum. Bir de şifonyer ekleyerek çekmecelerle bu konuyu çözerim diye düşündüm.

Nasıl fikir sizce?  Ne kadar zormuş bu kararlar böyle?

Başka böyle ucuza kapatabileceğimiz ama şık seçenekleri düşünüyorum şimdi. Mesela İkeanın yatağı 60*120 acaba nevresimlerde sıkıntı yaşarmıyım. Biraz daha büyük bir seçenek bulsak daha mı iyi olur. Tecrübeli anne babalardan fikirler alabiliriz.







Mobilya Seçimi-1

Yok hayır henüz bu aşamayı tamamlamadık.
 
Her anne baba gibi araştırmalar aşamasında açıkçası çok gecikmekte istemiyoruz.
 
Öncelikle şöyle yaptık. Modokoda mobilya baktık. Bir pazar günü fırsat bulabildiğimiz için bazı mağazalar henüz açılmamıştı. Baktığımız her mağazadaki takımlar aşağı yukarı birbirine benziyor. Ve daha çok kız çocuklarına yönelik tasarımlar var gibi, tüllü, kristalli , kurdele şeklinde oymaları olan takımlar. hatta sedefli boyalar. Fiyatları 3.000 TL civarından başlıyor ve yükseliyor.
 
Birde boyasız seçenekler var . Bu takımlarda masif ağaçtan yapılmış takımlar ama fiyatlar 6.000 civarında. Ama bu mobilyalarda pek aksesuar kullanımı yok. Akseuar derken frenli ray sistemi, asansörlü askı vb gibi mobilyalar daha çok eski zamanlardaki gibi mobilyalar gibi daha basit düzenekli.
Bu seçenekleri gördükten sonra bir de arkadaşlarımızın önerisi ile İKEAya bakmaya karar verdik. Bebek için tasarlanan mobilyalar 2 kapılı mini gardolap ve beşiklerden oluşuyor. Aslında belki gerçekten o dolaplara sığan anneler vardır ama bana pek küçük geldiler. Bu gardolaplara şu ana kadar aldığımız eşyalar anca sığar gibi geliyor. Daha nevresimi bezi, ıvırı zıvırı olacaklarını düşünürsek yanyana iki tane alsak belki diye düşündük.
 
Biz ilk zamanlar bizim odamızda ve beşiğinde yatmasını istiyoruz. Beşik mi park yatak mı tartışmasına hiç girmeyeyim. park yataklar belki daha kullanışlıdır ama beşiklerin albenisi yok onlarda. Güzel görünmüyorlar gözüme. Belki bir tane anneanneye alırız. Gittiğimiz zaman veya tatillerde kullanmak için. Dolayısı ile zaten bir beşik almayı düşünürken biraz daha büyüğünü daha odasına almaya gerek yok diye düşündük.  Dolayısı ile ikeayı elemiş olduk.
 
Şöyle bir kararsızlık durumu oluyor bebek odası hazırlarken kendinize alsanız dersiniz ben bunu alıyorum ama yıllarca kullanacağım diyebiliyorsunuz. Tek sorun keyfi olarak modelinden sıkılırmıyım ama bebek söz konusu olunca değişiyor işler gibi geliyor. Öncelikle büyüyen bir beden ve büyüyen kıyafetler gelişen ihtiyaçlar . Aklı ermeye başladıkça kendince gelişecek bir zevki olması ve sizin zevkle kurduğunuz odada mutsuz olması.  Bütün bunları düşününce ihtiyacı karşılayacak ama minimum bütçeyi ayırmak mantıklı geliyor. O yüzden benim gibi büyük bir gardolap ve büyümeyen beşik işimi görür derseniz ikea mantıklı.
 
Biz son karar olarak şöyle düşündük. Fetih mahallesinde gezdiğimiz mobilyacılar çarşısı modokoya oranla daha uygun gibi. Biraz büyükçe (ama yetişkin gardolabı görünümünde değil) 4 kapılı içi kendimize göre dizayn edebileceğimiz yani bir kapısına nevresim vb için el koymayı planlıyorum. Bir adette boyu uzadıkça da kullanabileceği bir büyüyebilen beşik. şifonyer vb ile odayı doldurmayı düşünmüyoruz. ileride çalışma masası, kitaplığı vb olur odasını doldurmayalım.
 
Şimdi istediğimiz kafamızdaki modeli yaptıracak bir mobilyacı arayışındayız. Bir tane bulduk gibi netleştiğinde yazının devamında yazabilirim. Yatak olarak daybed denilen tarzda ama büyüyebilen yatakları beğeniyorum.
 
Bakalım kağıtlarda çizdiğimiz başka fotoğraflardan parça parça benzeterek anlatmaya çalıştığımız mobilya üretildiğinde neye benzeyecek:)
 
 
 
 

Bebek battaniyesi :) birşeyden de eksik kal:)

Bu aralar ne mi yapıyorum :) bende bilmiyorum. Bebeğime birşeyler almak istiyorum alamıyorum. :(
renklerin bebekler için bir önemi olmadığını savunurum ama artık bebek kıyafetlerinin bile tarzı var :)

yani rengi önemli olmasada fırfırlı fistolu bir tulum erkek bebeğe olmaz veya üzerinde araba desenleri ve armalı vb erkek bebekler için üretilmiş bir tulumuda süslü kızım giysin istemem.

Dolayısı ile renk önemli değil desemde bir türlü içim sinerek alışveriş yapamıyorum. 13. haftadayız henüz cinsiyetini öğrenemedik yavrunun .. bütün gün işteyim yoruluyorum filan demeden pıtırcığa birşeyler yapmak istedim. Bunda annemin payıda büyük birşeyler örmek istiyormuş. Tuhafiye vb arayacak vaktim olmadığı için yine çok sevdiğim internetten faydalandım. Hobisitesi.com diye bir siteden Alize marka birbirinden şeker ve rengarenk yünler sipariş verdim. Siparişim gelsin paylaşırım.

Şimdi model arıyorum yumuşacık olacak işime yarayacak ve bu annenin akşamları çokda zorlanmadan yapabileceği bir model:)

Üniversite yıllarımda yurtta akşamları örgü örmeye bayağı tutulmuştum. Bakalım o zamanlardaki gibi hatırlıyormuyum örmeyi :)

Şimdilik üç beğendiğim model var  hedefim bunlar bakalım becerebilecekmiyim.. düşündüğüm modelleri ekleyeyeyim.



19 Aralık 2014 Cuma

Bebek kısmeti ile gelir ama gelirken bazı masrafları da getirir:)) Hastane masrafları

 
 
Eminim bebek planlamaya başlayan yeni annelerin ilk kafasını kurcalayan konulardan biri bu konu..
 
Bebek gelince her ne kadar kısmeti ile birlikte gelse de bir takım masrafları da beraberinde geliyor. Tabii bu masrafların boyutu sizin tercihleriniz ve imkanlarınız ile de orantılı oluyor. Yani bu yazı sizi korkutmasın, çok seçenek mevcut.  Bayılıyorum hiç bu tür şeyleri düşünmeyen kafasına takmayan insanlara:)) Bazen biz kara kara düşünürken patır patır çocuk yapanlara özeniyorum.
 
Ben 2 yıl önce özel sağlık sigortası araştırmaya başlamıştım.
 
Özel sağlık sigortası için şöyle düşünüyorum, eğer eşinizin veya sizin şirketiniz bu güzelliği düşünmüş ise ne ala.. Çok sanslısınız hemen bebeğinizi düşünmeye başlayın iş değişikliği yapmadan. Eğer böyle bir imkanınız yok ise  o zaman araştırmalarınızı yapıp size en iyi avantajı sağlayacak firmayı bulmanız gerekiyor. Sigorta firmaları genelde şu mantıkla çalışıyor.
 
İlk yıl doğum paketini pakete dahil edip ödüyorsunuz ama bu yıl hamile kalırsanız doğum masraflarınızı sigortanız karşılamıyor. ikinci yıl yine aynı şekilde paketinizi yenileyip doğum paketini dahil ediyorsunuz ve bu yıl içerisinde hamile kalıp bebeğinizi kucağınıza aldığında doğum masraflarınız karşılanıyor.
 
Karşılanan masrafları da şu şekilde açıklayayım. Hastaneler bazı sigorta firmaları ile anlaşma yapıyorlar. Örneğin Şifa Hastanesinin Allianz sigorta ile anlaşması var. Bu anlaşma kapsamında sağlık sigortanızın kapsamına bakılmaksınız normal liste fiyatı üzerinden bir indirim alıyorsunuz.  Yaklaşık %50 gibi bir indirim oranı var. Yani 250 TL olan muayene ücreti (SGK bu hastanede geçerli değil) 130 küsür TL gibi bir rakama inmiş oluyor. Yani doğum paketi olmasa bile bu fiyata otomatik düşüyor.  Eğer sigortanızda doğum paketiniz de var ise bu sefer 130 TL olan muayene ücretiniz sigortanızdaki doğum paketiniz kapsamında belirtilen limitten düşülüyor.
 
Yani 5.000 TL lik bir paketiniz var ise 130 TL*9 ay (en az 9 kontrole gideceksiniz ilk aylar ve son aylarda veya hamileliğiniz durumuna göre daha az veya fazla sayıda olabilir ) + rutin testleriniz (genelde  rutin testleriniz de şu şekilde oluyor. 8. haftada kan ve idrar tahlilleri 400 Tl civarında ,12. hafta gibi ikili testiniz 400 TL civarında 20. hafta civarında detaylı ultrason 350 TL civarında ve 24. hafta şeker yüklemesi 40 TL civarında ( bu rakamlar hastanelere göre değişiyordur ben yaklaşık olarak benim ödediğim rakamlar üzerinden bir fikir olsun diye belirtiyorum)) +doğum ücreti  toplanıyor ve sigortanızdaki toplam bedelden düşülüyor.
 
Eğer özel sağlık sigortanız yok ise. Bence bu süreçte şöyle ilerleyin öncelikle rutin kontrollerinize devam etmeyi planladığınız doktorunuzu netleştirin, hastanenizi belirleyin.
 
Hastanenizi arayın fiyatları ve hangi sigorta paketi ile nasıl indirimler alabileceğinizi ne kadarlık bir teminat paketine ihtiyacınız var belirleyin. Bütün bunları yaptıktan sonra sigortanıza karar verin. Eğer doğum paketi istemiyorum ve 2 yıl bekleme gibi bir düşüncem yok diyorsanız. Benim yaptığım gibi yine hastanenin anlaşmalı olduğu sigorta firmasını arayıp en düşük poliçeli sadece ayakta tedaviyi kapsayan bir paket alabilirsiniz. Böylelikle doğumu ve diğer masraflarınız karşılanmaz ama yukarıda bahsettiğim gibi fiyatları indirimli olarak ödersiniz)
 
Bütün bu fiyatlar hastanelere göre farklılık göstermektedir. Örneğin avicenna umut hastanesi 800 TL normal doğum için fiyat verirken , Şifa hastanesi 9000 küsür fiyat verdi (liste fiyatı) gerçekten uçurumlar var fiyatlar arasında. Birbirlerinden farklı birşey mi yaptırıyorlar hayır. Burada kendiniz düşünmelisiniz doktorunuz hangi hastanede, nasıl bir bütçe ayırdınız, detayları araştırdıkça kendiniz de netleştireceksiniz. Rakamlar sizi korkutmasın dediğim gibi çok değişik fiyatlar var hastaneler arasında.
 
 
Örneğin istanbul Anadolu yakasında Zeynep Kamil gibi çok iyi devlet hastaneleri de mevcut. Açıkçası kontroller için biraz daha vakit ayırabilseydim düşünebilirdim. 12. haftada olan ikili testim için arkadaşım Zeynep kamili önerdi. Ancak öğrendiğim kadarıyla öncesinde bir kontrol randevusu ve yaklaşık 3-4 hafta önce ikili test randevsunu almak gerektiği için vazgeçtim. Dediğim gibi bu seçeneği de önerebilirim eğer daha geniş saat dilimleri ayırabiliyor, çalışmıyorsanız . Ben çalıştığım için izin almak vb sorun olacağı için hemen gidip o dakika kontrole girebilmem gerekiyordu esnek saatler ayıramadım.
 
Bu konuda en önemlisi doktorunuzu ve hastanenizi bu koşusturmacalara girmeden belirlemek.
 
 
 

18 Aralık 2014 Perşembe

20. hafta (12.11.2014) Hareketlerin hissediliyor ama sadece benim tarafımdan:)

Merhaba yavrucum ve okurlar:)

tembellikten biraz geç yazıyorum. Şöyleki bu haftalar en rahat hallerim, yorgunluk halsizlik veya kasığa giren ağrılar geçti. Midem de yanmıyor. Aslına bakarsanız hamilemiyim değil miyim farkında değilim derken fıkırtılar başlıyor içimde.. Anne ben buradayım beni unutupta deli gibi hareket etme azıcık yavaş hareket et. Hoop düşersin koşma artık gibi şeyler söylemeye çalışıyorsun galiba.

Bugün kontrolümüz vardı. Seni günlerdir göremediğimiz için çok heyecanlıydık.

Ama baban gelemedi Ani çıkan bir toplantısı nedeniyle elinden geleni yapsada gelemedi. :( Eminim o da seni çok özledi ve üzüldü. Yakın zamanda hep yanımızda olacaksın nasılsa.

Tam bir saat trafikte boğuştuktan ve hızlı tempoda koştuktan sonra randevuya yetiştim.

Ultrasondaki görüntün beni oldukça şaşırttı çok büyümüşsün tam tamına 21 cm ve 265 gr sın. Boyun konusunda doktorumuz şöyle dedi. Artık bacaklar uzadığı ve sabit olmadığı için net olarak boy ölçümü zor ama üst bacak kemik ölçüsünün yaklaşık 6- 7 katı uzunluğunda olabileceğini söylüyor. Bu ölçü böyle beliriyor.

Artık görüntüyü dolduruyorsun. Bu haftalarda bende olan değişiklikler şöyle karnım oldukça büyüdü. Mide yanması, halsizlik gibi belirtiler geçti. Oldukça zinde ve iyi hissediyorum. Sadece hızlı hareket ettiğimde çabuk yoruluyorum. Nefesim yetmiyormuş gibi daralıyorum. Bu sorun için doktorumuzun önerisi hamile pilatesi ve ya yüzmeye başlamam.

Araştıracağım bakalım iş çıkışı üşenmiyor değilim. Onun dışında sen çok hareketlendin ama henüz çok az hissediyorum onlarıda bir başkasına tanımlaması zor. Baloncuk patlaması, minik fıkırtılar ve hareketler şeklinde henüz el ile dokunulduğunda dışarıdan hissedilecek gibi hareketlerini hissedemiyoruz. Çünkü bacakların kolların küçücük ve güçsüz.

Bir yandan ihtiyaçların için alışveriş yapıyoruz. İhtiyaç mantığını biraz geçmiş olabiliriz. :).

Alışveriş listesi yazısını hala hazırlayamadığımın farkındayım:)

19+3 :) 5. ayımız bitiyor.

Zaman ne çabuk geçiyor değil mi? Aslında gün saydığımızda çok yavaş geçiyor günler bitmiyor gibi düşünürken geriye dönüp bir bakıyorsun yıllar geçmiş.

Haberini aldığımızdan beri 4 ay geçmiş..

En son kontrolün üzerinden ise tam 1 ay.. dile kolay.. babanla bu ay programlarımız çok doluydu. iyi de oldu ilk defa 4 haftadan fazla bekleyebildik kontrol süresini.:)

Çarşamba günü kontrolümüz var yani görüş günümüz:) seni çok merak ediyoruz. Aplikasyonların gönderdiği durum raporlarına göre 300 gr ve 25 cm civarında olabilirmissin. Yani A4 kağıdın kısa kenarından 4 cm daha uzunsun. Yazıyı okuyup 25 cm ne kadarki diyenler için:) biraz önce baktımda:)

Durup durup bakıyorum ne kadar oldun ne yapıyorsun.
Diyorlarki artık sizi duyabiliyor seninle konuştuğunuzu anlıyor. Ve eğer seninle konuşursak bu hareketlerine de yansıyormuş. Çok yüksek seslerden korkup sıçrayabiliyormuşsun. Geçen gün binayı yıkacak gibi kapı çarpıp beni yerimden zıplatan öküz müdüre okutmak lazım bir sürü çocuğu var ama..

Ben mi ne yapıyorum, yoruluyorum. Hemde çok. Şöyle bir sıkıntım var hamilelikten önceki halimle kendimi karşılaştırmamam gerektiğini öğrendim ama birkaç hafta öncesine göre de farklıyım. Öncelikle yine hızlı hareket ediyorum. Bu alışkanlığımdan vazgeçemiyorum. Yorulduğumun farkına varmıyorum ve birden 200 mt maraton koşmuşum gibi nefes nefese kalıyorum.

Aynı dönemlerdeki hamileler ve kitaplarda aynı şeyleri yaşıyormuş.

Karnımın büyümesi hızlandı bu ay korkumdan sürmediğim yağları bir kenara itip Lierac krem aldım. Herkes çatlayacaksan çatlarsın diyor ama yine de sonrasında ama kullanmadımki demek istemiyorum. Aldığımdan beri korkudan her sabah kullanıyorum:)

Cumartesi biraz rahatsızlandım. Yorucu bir gündü ve farkında olmadan senide kendimi de aç bıraktım. Dr. pierre dukan geldi. Namı diğer pierre deden. Mutluluktan gözleri doldu seni görünce. Beni sıcacık öpüp tebrik etti. Seni sordu. Erkekmi kızmı dedi. Muhakkak gelişmelerden beni haberdar et dedi.  Yorucu bir ama güzel bir gündü. Pierre dedene de uzun ömürler versin Allah.

Akşam eve zor attım kendimi ve bir mide bulantısıyla fırladım yerimden. Baban biraz korktu sanıyorum 1 haftalık yediklerimin hepsi bu anı bekliyormuş. Bunca ay hamilelikte bile böyle mide bulantısı yaşamadığım için bende korktum. Oldukça uzun sürdü. Sadece  portakal yiyebildim iyi geldi.

Gökmen amcanda tansiyonun normalse atlatmışsındır yediğin birşey dokunmuş dedi. Zehirlendim mi acaba?

Bu gününde etkisi ile olsa gerek bu sabah toplamda +3 kilo ile devam ettiğimi gördüm. Tabi ki sağlığın daha önemli ama çok kilo almak hem senin sağlığın için hemde benim sağlığım için iyi değil.

Hamileliğin en sıkıcı yani çok bilmiş ve birbirinden kötü hikayesi olan kadınların ve onların kocalarının bitmek bilmeyen hikayeleri. Öyle ki dinlemek istemeyip kenardan sıvışsanız bile arkanızdan gelip anlatmaya devam ediyorlar.

Bazı insanlar çok acımasız olabiliyor. Mesela neden hamile bir kadına ölen bebeklerini anlatır insan. Üzüntü paylaşmak mıdır? Korkutmak mıdır? Yoksa sadece üzmek midir?

Hamile kıyafetlerini kendime yakıştıramıyorum. Bir tarafı bol bir tarafı dar kalıyor gibi. pantolonlar kayıyor aşağıya doğru.

O yüzden bende hala 38 beden eski elbiselerimi (hamilelikten önce normalde 36 giyiyordum) ve bu sabahki keşfim ile eski kotlarımı giyiyorum. Kotun beli malum kapanmıyor. Hemen bir lastik halka toka alıyorsunuz. Düğmeye geçiriyorsunuz. Sonra lastiği ilikten geçirip katlayıp düğmeye takıyorsunuz. İstediğiniz kadar sıkılaştırabiliyorsunuz. Fıstık gibi hamile kotu işte:)

Çarşamba günü inşallah kavuşacağız. Seni göreceğiz belki artık kaşların saçların çıkmış kuzu yüzünü de görebiliriz.

seni seven bir garip acemi annen

19. hafta (18+5 )

Merhaba uzun süredir yazmıyor annem tabiri caizse yokmuşum gibi davranıyor. Aksi durumda 4 haftalık rutin kontrol süresini sabredip bekleyebilmek için.

Son 7 gün :) haftaya bugün kontrole gideceğiz.

Randevumuzu aldık. Bu hafta hem benim hem de baban için çok yoğun bir hafta o yüzden çabucak geçicek:) (diye kendimizi kandırıyoruz)

Her gittiğimiz yerden birşeyler alıyoruz, anneanneni özellikle tutamıyoruz.

Dün akşam babanda evde olmadığı için bugüne kadar aldığımız tüm eşyalarını büyük bir valize koyup kaldırmayı planladım. Ama gel görki sığmadı:) Evet abartmışız galiba..

Şu listeyi bir an önce hazırlayıp , o listeye göre alıma devam etmek lazım. Ama gel görki oturup liste yapacak vakit bulamıyorum.:)

Biraz daha sabırla bekleyelim.

Sana gelince oğlum aslına bakarsan sanki çok düşünmüyormuş gibi yapsam da bir an aklımdan çıkmıyorsun.

Diyorum daha belirgin hareket etmeye başlasa da en azından selamını alabilsem biraz olsa rahatlasam. Okuduğum kaynaklara göre çok yakında dışarıdan da hissedilebilmen lazımmış.