gebelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gebelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Aralık 2014 Cuma

Bebek kısmeti ile gelir ama gelirken bazı masrafları da getirir:)) Hastane masrafları

 
 
Eminim bebek planlamaya başlayan yeni annelerin ilk kafasını kurcalayan konulardan biri bu konu..
 
Bebek gelince her ne kadar kısmeti ile birlikte gelse de bir takım masrafları da beraberinde geliyor. Tabii bu masrafların boyutu sizin tercihleriniz ve imkanlarınız ile de orantılı oluyor. Yani bu yazı sizi korkutmasın, çok seçenek mevcut.  Bayılıyorum hiç bu tür şeyleri düşünmeyen kafasına takmayan insanlara:)) Bazen biz kara kara düşünürken patır patır çocuk yapanlara özeniyorum.
 
Ben 2 yıl önce özel sağlık sigortası araştırmaya başlamıştım.
 
Özel sağlık sigortası için şöyle düşünüyorum, eğer eşinizin veya sizin şirketiniz bu güzelliği düşünmüş ise ne ala.. Çok sanslısınız hemen bebeğinizi düşünmeye başlayın iş değişikliği yapmadan. Eğer böyle bir imkanınız yok ise  o zaman araştırmalarınızı yapıp size en iyi avantajı sağlayacak firmayı bulmanız gerekiyor. Sigorta firmaları genelde şu mantıkla çalışıyor.
 
İlk yıl doğum paketini pakete dahil edip ödüyorsunuz ama bu yıl hamile kalırsanız doğum masraflarınızı sigortanız karşılamıyor. ikinci yıl yine aynı şekilde paketinizi yenileyip doğum paketini dahil ediyorsunuz ve bu yıl içerisinde hamile kalıp bebeğinizi kucağınıza aldığında doğum masraflarınız karşılanıyor.
 
Karşılanan masrafları da şu şekilde açıklayayım. Hastaneler bazı sigorta firmaları ile anlaşma yapıyorlar. Örneğin Şifa Hastanesinin Allianz sigorta ile anlaşması var. Bu anlaşma kapsamında sağlık sigortanızın kapsamına bakılmaksınız normal liste fiyatı üzerinden bir indirim alıyorsunuz.  Yaklaşık %50 gibi bir indirim oranı var. Yani 250 TL olan muayene ücreti (SGK bu hastanede geçerli değil) 130 küsür TL gibi bir rakama inmiş oluyor. Yani doğum paketi olmasa bile bu fiyata otomatik düşüyor.  Eğer sigortanızda doğum paketiniz de var ise bu sefer 130 TL olan muayene ücretiniz sigortanızdaki doğum paketiniz kapsamında belirtilen limitten düşülüyor.
 
Yani 5.000 TL lik bir paketiniz var ise 130 TL*9 ay (en az 9 kontrole gideceksiniz ilk aylar ve son aylarda veya hamileliğiniz durumuna göre daha az veya fazla sayıda olabilir ) + rutin testleriniz (genelde  rutin testleriniz de şu şekilde oluyor. 8. haftada kan ve idrar tahlilleri 400 Tl civarında ,12. hafta gibi ikili testiniz 400 TL civarında 20. hafta civarında detaylı ultrason 350 TL civarında ve 24. hafta şeker yüklemesi 40 TL civarında ( bu rakamlar hastanelere göre değişiyordur ben yaklaşık olarak benim ödediğim rakamlar üzerinden bir fikir olsun diye belirtiyorum)) +doğum ücreti  toplanıyor ve sigortanızdaki toplam bedelden düşülüyor.
 
Eğer özel sağlık sigortanız yok ise. Bence bu süreçte şöyle ilerleyin öncelikle rutin kontrollerinize devam etmeyi planladığınız doktorunuzu netleştirin, hastanenizi belirleyin.
 
Hastanenizi arayın fiyatları ve hangi sigorta paketi ile nasıl indirimler alabileceğinizi ne kadarlık bir teminat paketine ihtiyacınız var belirleyin. Bütün bunları yaptıktan sonra sigortanıza karar verin. Eğer doğum paketi istemiyorum ve 2 yıl bekleme gibi bir düşüncem yok diyorsanız. Benim yaptığım gibi yine hastanenin anlaşmalı olduğu sigorta firmasını arayıp en düşük poliçeli sadece ayakta tedaviyi kapsayan bir paket alabilirsiniz. Böylelikle doğumu ve diğer masraflarınız karşılanmaz ama yukarıda bahsettiğim gibi fiyatları indirimli olarak ödersiniz)
 
Bütün bu fiyatlar hastanelere göre farklılık göstermektedir. Örneğin avicenna umut hastanesi 800 TL normal doğum için fiyat verirken , Şifa hastanesi 9000 küsür fiyat verdi (liste fiyatı) gerçekten uçurumlar var fiyatlar arasında. Birbirlerinden farklı birşey mi yaptırıyorlar hayır. Burada kendiniz düşünmelisiniz doktorunuz hangi hastanede, nasıl bir bütçe ayırdınız, detayları araştırdıkça kendiniz de netleştireceksiniz. Rakamlar sizi korkutmasın dediğim gibi çok değişik fiyatlar var hastaneler arasında.
 
 
Örneğin istanbul Anadolu yakasında Zeynep Kamil gibi çok iyi devlet hastaneleri de mevcut. Açıkçası kontroller için biraz daha vakit ayırabilseydim düşünebilirdim. 12. haftada olan ikili testim için arkadaşım Zeynep kamili önerdi. Ancak öğrendiğim kadarıyla öncesinde bir kontrol randevusu ve yaklaşık 3-4 hafta önce ikili test randevsunu almak gerektiği için vazgeçtim. Dediğim gibi bu seçeneği de önerebilirim eğer daha geniş saat dilimleri ayırabiliyor, çalışmıyorsanız . Ben çalıştığım için izin almak vb sorun olacağı için hemen gidip o dakika kontrole girebilmem gerekiyordu esnek saatler ayıramadım.
 
Bu konuda en önemlisi doktorunuzu ve hastanenizi bu koşusturmacalara girmeden belirlemek.
 
 
 

12 Aralık 2014 Cuma

20.09.2014 (12. hafta ve İkili test)

Bugün heyecanlı bir gün bir umut daha çok küçük olmana rağmen belki cinsiyetin belli olur diye heves ediyoruz. Eğer belirlenirse kendimizi alışverişe atacağız. Hevesimiz kursağımızda kalmaz inşallah diyoruz.

Tesadüf o ki teyzen, büyükbaban ve anneannen bizi ziyarete gelmişler. O zaman sizde gelin kontrole diyoruz. Çok heyecanlanıyorlar. Baban işte , işten çıkıp uçarak yanımıza gelecek.

Ben heyecanlıyım ama diğer herkes daha heyecanlı.. Dışarı çıkıyoruz vakit öldürmek için, misafirlerimiz hastane çevresinden uzaklaşmak istemiyor. İstanbul trafiğinde randevuyu kaçırabiliriz diyorlar.  Akasya parkta gidiyoruz. :) saat 13:00 randevu 15:40 ta Medical parkta büyükbabanla anneannen hadi gidelim  geç kalacağız demeye başlıyorlar. Hiç bir mağazaya girmiyorlar , bir kafede bile oturtamıyoruz.

Acele etmeyin dediğimde ilk torunumuz anlayışlı ol diyorlar. Benim 5. doğumum olacak sanki:)

Türlü ertelemeler ile 14:30 da hastaneye geliyoruz. Gidelim orada oturalım diyorlar oturuyoruz:) Babanda geliyor heyecan dorukta..

Gökmen bey bizi kabul ediyor hemen kameraları sana çeviriyoruz.. Evet 3 gün önceki gibisin hatta ağzın burnun bile belirmeye başlamış. Biz cinsiyetini merak ederken sen bize nanik yapıyorsun. Evet evet elin hep burnunda ağzında kaydırakta kayar gibi salınıyorsun akvaryumda:)

Ağzımız açık bakıyoruz.. ikili test başlıyor.. kalp atışın süper, karaciğerde kan akış hızını seviyor doktorun, ensendeki sıvı kalınlığına bakılıyor bu testide geçiyorsun.. gelişiminde çok iyi görülüyor 5,6 cm olmuşsun. Bu kadar mnicikken bu kadar detayın belirlemesi tam bir mucize.. sanırız her muayene de bizi şaşırtmaya devam edeceksin.
Bu da bugünden senin bir fotoğrafın :)
 

Gökmen bey bilgisayarın başına geçiyor ikili test hakkında bize biraz bilgi veriyor.

Kısaca ilk trimester tarama testi Down sendromu ve Trizomi 18 adı verilen kromozomal anomaliye sahip bebekleri gebeliğin çok erken dönemlerinde saptamaya yönelik bir tarama testidir.[1] Yaşları kaç olursa olsun tüm kadınlar fiziksel veya zeka özürlü bebek doğurma riski taşırlar.  Bu test bu riskin oranını belirlemeye yarar ama tam bir sonuç vermez sizin sonuçlarınızı istatistiki sonuçlar ile karşılaştırır.
  1. Bebeğin ensesinin arkasında bulunan sıvı kısmın kalınlığının ultrason ile ölçülmesi (fetal ense kalınlığı)
  2. Anneden alınan kan örneğinde gebelik hormonu olan β-hCG'nin serbest kısmının (free β-hCG) ve PAPP-A (gebeliğe özgü plazma proteini-A, pregnancy associated plasma protein-A) adı verilen bir diğer proteinin ölçülmesidir.
1. ölçüm ultrasonda yapıldı. Gökmen bey 1/100 çıkar ise sonuçlar bu riskin fazla olduğunu ve amniyosentez veya daha detaylı belirleme testleri yapılmasını gerektirir diyor. Bizim sonucumuz bu ilk aşamanın sonuçlarına göre 1/10650 çıkıyor. gökmen bey sonucun oldukça iyi olduğunu söylüyor. Bu risklerin yaş ilerledikçe arttığını 29 yaşında bir anne adayı olmama rağmen test sonuçlarının 15 yaş gibi iyi çıktığını belirtiyor.

Kan testleri neticesinde bu sonuçlar kötüleşmez hatta daha da risk azalacaktır diye belirtiyor.

Aaa bu arada unutuyordum cinsiyetini sorduğumuzda pipi görüyorum diyorum sonra ekliyor %50 pipi %50 kız   diyor. Ben tüm matematik bilgimi kenara bırakıp  ilk oranı duyup aa öylemi diye şaşırıyorum. İzleyiciler zaten oran %50 ydi ilkay deyip beni uyarıyor:)  anlayacağın acaba doktorun birşey gördü mü görmedi mi emin olamıyoruz.

odadan çıkışta baban ağzı burnu aynı sana benziyor galiba sana benzeyen bir kız olacak diyor. Ağzını burnunu bile farketmiş:) Ben şaşkınlıktan o kadar inceleyememişim. Bakalım bizi nasıl şaşırtacaksın bir sonraki görüş günümüzde..

seni seviyoruz, merakla bekliyoruz..

11 Aralık 2014 Perşembe

Bir sonraki randevuya kadar yaşananlar

Bu iki hafta nasıl zor geçti anlatamam. Geçen kontrolde doktor amcanın yazdığı iğneleri vurdurduk. Son iğneyi baban pek vurdurma taraftarı değildi. Yan etkileri biraz korkutuyor insanı. (Yan etkileri neymiş diye sorarsanız okuyan arkadaşlar, prospektüsünde vücutta ur oluşturabilir diyor

Çünkü son 2 haftadır bir daha hiç leke görmedik. teyzen biliyorsun gıda mühendisi bugün bu endişelerimizden bahsettim ona, her gün yediğin onca üründeki aspartamın verdiği kadar bir risk yoktur eminim o iğnelerde dedi. Bu öneri üzerine iğne daha sevimli göründü gözümüze ve babanla gizli bir anlaşma yapmış gibi eve kola almamaya başladık:)

Biliyorsun bana hiç zorluk çıkarmıyorsun aslında çok akıllı bir bebeksin. Çoğu annenin yaşadığı yoğun mide bulantılarını da yaşatmadın, başım dönmedi sadece halsizlik var yoğun bir şekilde ancak 22.08 de midem ağzımda gezdim tüm gün..

İş yerinde daha fazla duramaz oldum. Ve bir saat kadar erken çıktım. Sonraki iki günü mide bulantısına ne iyi gelir onu yemeliyim diye geçirdim. Yeşil elma oldukça işe yaradı. Birçok annede bu süreçte işe yarayan krakerler benim sadece midemi yakmakla kaldı.

Ve sade (salçasız) bol nane ve limonlu, tavuk sulu şehriye çorbası sonraki 2 günü bu çorba ile geçirdim.
Bütün hafta yoğun halsizlik dışında başka bir sıkıntım olmadı. 29.08 de tam yatağa yatmak üzere ayaklanınca yine ama bu sefer çok yoğun bir mide bulantısı hissettim. Bu sefer geçen seferki geçiştirilebilecek bir şey değildi ve beni biraz korkuttun. Sabaha kadar uyutmadın diyebilirim.
Baban biraz endişelendi ama ertesi gün işe gideceği için ona çok çaktırmadım durumumu.. iyiyim uyku tutmadı dedim ara ara seslere uyansada onu ikna edip yatağa gönderdim.

31.08 akşamı ise ilginç bir baş ağrısı yaşadım. Kitaplara göre bu ağrı kanın sıvılaşarak hacminin artması ve progesteron hormonu ile damarlara baskı yapması imiş. Üzülme ama hayatımda böyle bir baş ağrısı ile karşılaşmadığımı söylemek zorundayım.

Sana zarar vermemek için ilaç içmedim. Doktor amcanı da aramadım (sonrasında bana bayağı kızdı aramadığım için) ılık bir duş aldım. Başımı nineler gibi sardım bu işe yarıyor dediler. ama bana mısın demedi?

Ağrıdan ağlarken sızmışım ve sabah olmuş:) Yani topu topu beni çok zorladığın 8 haftada sadece 2 gün oldu. Haydi randevu günümüz gelsin artık..

Baş ağrısı için bulduğum çözümleri de sizinle paylaşayım.. Bu haftalarda yaşanan sıkıntılar için sizlere de önerebilirim;

1. Numara ve favorim migren bantları.. psikolojik mi bilemiyorum ama bana çok iyi geldi. https://www.joker.com.tr/urun/stopever-migren-bandi-232

2. numara nane yağı, başınız ağrıdığında burnunuzun ucuna ve şakaklarınıza biraz sürmeniz öneriliyor.

Her ne kadar doktorum baş ağrısı için uygun bir ağrı kesici önerip kullanmamda sakınca olmadığını söylese de ben bu yukarıdaki 2 ürünle sorunumu çözdüm. Deneyen hamile arkadaşlarımda memnun kaldılar.


18.08.2014 İkinci randevu :) (7. hafta)

Cumartesi günü bir damla sütlü kahve leke ile uyandım. Hemen hastaneyi aradım bir ihtimal pazartesiye kadar bekleme gel der diye:) Seni ne kadar sık görsek , daha sık görmek istiyoruz.

Ama doktorumun, panik olma sakin ol, çık dışarı hava al, başka şeyler yap öğüdü ile bende kendimi dışarı attım. Doktoruma böyle endişe duyduğumda ulaşabilmek çok önemli. Doktor seçimi sırasında böyle bir opsiyon aklımdan geçmemişti. Ama siz siz olun sizi önemseyen rahatlıkla ulaşıp sorularınızı sorabileceğiniz bir doktor tercih edin. Bu ilk zamanlar bence hamilelik serüvenin en paranoyak zamanları. O bir ay önce acaba istiyormuyum , hazırmıyım diye düşündüğünüz bebeğinizi kaybedebilme ihtimali çok zor bir duyguymuş.
 
Pazartesi randevu saatini heyecanlı babanla birlikte iple çektik. Bu bir kontrol randevusuydu yani kısa bir randevuydu.. Gökmen bey biraz erken geldiğimizi acele ettiğimizi söyledi. 6 haftanın son günlerindeyiz dolayısı ile bu kadar erken bir gelişme göremeyeceğimizi söyledi. Tam ben suratımı asmıştım ki gel yine de bir kontrol edelim dedi:)

Önce karından ultrasonu denedi. Ancak  bu aşamada kese dışında bir şey göremedik. Tabii içimden bir ses aman allahım lanet olsun boş gebelik mi yoksa neredesin pıtırcık demeye başladı. Lütfen Allahım lütfen pıtırcık orada olsun diye söylendiğimi kimse duymadı sanıyorum.

Gökmen anlamış olmalı ki burada görünmemesi normal birde vajinal kontrol yapalım dedi. Ama kalp atışını duyamayabiliriz sakin ol, duyamazsak korkma daha çok küçük dedi.

Muayeneye başladık.. Nefesimi tuttum tek bir kelimesini bekliyorum. Orada ol lütfen orada ol hadi ama lütfen.. Ve gökmen bey konuşmaya başladı evet bebeğinizi gördük bakın burada. Sesini açalım.. gümbür gümbür gümbür gümbür bir gürültü korktummm gözlerimi kocaman açtım bu gürültü de ne.. bu gürültü kalp atışları dedi gökmen bey.. sadece çok şükür diyebildim gözlerimden yaşlar süzüldü.. ve hemencecik bitti makineyi çok hızlı kapattı ya da bana öyle geldi:). Neden bu kadar hızlı kapattı acaba bir sorun varda anlamayayım diye mi kapattı diye düşündüm. Ama kötü düşüncelerimi paylaşmadım. Eşim benden çok etkileniyor çünkü bu karamsar hallerimden o da çok korkuyor sana bir şey olur diye..

Gökmen bey hiç bir sorun görünmediğini söyledi ancak şöyle bir açıklama yaptı. Halsizliğim had safhada sürekli hasta olmak üzereyim gibi akşamları burnum akmaya başlıyor kırılıyor her yanım.

Bu belirtiler vücudumun senin daha rahat yerleşebilmen için tüm silahlarını kılıçlarını bıraktığı anlamına geliyormuş. Senin tutunmaya çalışırken her kıpırdaman bana o minicik sütlü kahve lekeler gösteriyormuş. Dolayısı ile şu iğnelerden iki tane daha yazdı doktor amcan..

Baban çektiğim acıyı ve korkuyu bildiği için çok gerekli mi diye sordu. Hiç kıyamaz annene:)

Gökmen bey bu  pıtırcığa biraz yardım etmeliyiz böylelikle daha güçlü olacak dedi.

Takvim hesabı ile ultrasondaki gelişim haftan birbirinden farklı ultrason daha ileride gidiyor. Bu konuyu hiç anlamadım. En kısa zamanda sormam lazım diyerek, sorular defterine not aldım.

Randevuya gelirken bir soru listesi hazırladım uzun uzun ve odaya girmeden kaybettim. Hiç soru soramadım. Aklımda sadece iğne ve olası tehlikeler vardı. Bir sonraki randevuya kadar geçmek bilmeyecek zaman:(




İlk Doktor Randevusu (5. hafta)

Günlerdir forumları okuyor doğum yapan arkadaşlarıma doktorlarını soruyorum. Başlarını ağrıtıyorum. Çok şükür çok güzel dostlar biriktirmişiz, hiç sıkılmıyorlar sorularımdan:) Doktorum da aklımdaki sorularıma yanıt versin.  Donanımlı ve yeni doğan yoğun bakım ünitesi olan bir hastanede çalışsın istiyorum. Ve hastane de evime yakın olsun istiyorum:) Çok şey mi istiyorum.

Evet hayatımın hiç bir döneminde çok rahat bir insan değildim ama bu kadar gerildiğimi ve kendimi pimpirikli hissettiğimi hatırlamıyorum.

Hastane olarak Medical Park Göztepe hastanesinde şu an için karar kıldım. Henüz bu konuda çok tecrübesizim o yüzden yukarıdaki seçenekleri olan bir hastane olsun istedim. Ancak karar verdiğim doktor için muayene zamanı bulamadım. O sırada Dr.Gökmen İyigün'ün bir randevusunun boşaldığını söylediler. Hemen tamam dedim. Sonrasında gökmen bey hakkındaki yorumları okuduğumda çok iyi bir tesadüfle doğru bir karar verdiğimi anladım. Kendisi sakin, hastalarının sorularını yanıtlayan ve konusunda uzman bir doktormuş. Ayrıca inşallah ihtiyaç olmaz ama riskli gebelikler konusunda da uzmanmış.

09.08.2014 tarihine aldım ilk randevumuzu, eşim ile birlikte gittik şaşkın şaşkın oturduk. Buyrun dedi Gökmen bey biraz sohbet ettikten sonra sorununuz neydi dedi. Bizde elimizdeki tahlil sonuçlarına göre sanırız anne baba oluyoruz. Bebeğimize bakmanız için geldik dedik. Daha önce iş yerime yakın olduğu için gittiğim hastanedeki doktorun çok duygusuzca cevap verdiğini muayene bile etmediğini anlattık.

İlk doktor yüzünden içimde hep kötü bir his kaldı hala da devam ediyor. Sanki kötü birşey olacakmış gibi hissediyorum ama böyle düşünmemek lazım. Hep iyi şeyler düşünmeli.

Gökmen bey tamamdır gelin ilk önce bebeğinize bakalım sonra söz duygu katarak konuşacağım dedi :)

Ultrasonda görülen hafta hesabı takvim hesabımızla ile aynıydı. 4 +6 yani 4 hafta 6 günlük. buda 5. haftayı tamamlamış olduğumuzu gösteriyor. Gökmen bey bizim anlattıklarımıza ve önceki doktorun tavrından dolayı dış gebelikten şüphelenmiş ilk aşamada (halbuki doktor hiç kontrol bile etmedi nasıl anlayabilirki) o yüzden hemen kontrol etmek istemiş. Kontrole başladıktan sonra işte kese burada dedi.  Çok şükür sorun yok dış gebelikte yok çok sağlıklı görünüyor dedi. 10 gün sonra tekrar gelmemizi ve geldiğimizde kalp atışlarını duyabileceğimizi söyledi. Folik asite başlayıp başlamadığımı sordu, 2 aydır kullandığımı belirttim devam etmemin yeterli olduğunu başka herhangi bir ilaç kullanmamı söyledi. Multivitamin kullanmalımıyım diye sordum. Multivitamin, omega 3 gibi hiç bir ilacı ilk 3 ay kullanmamamı bunların sadece midemi bulandıracağını belirtti.

Bu arada belirtiler demişken 4. hafta regli sancısı gibi kesik kesik kasık ağrılarım oldu. Midem de bana biraz problem çıkarttı. Yerken bir sorun olmasa da sonrasında mide yanmalarım beni rahatsız etmeye başladı. Birde karnım kocaman ve gergin gaz dolu olduğundan şüpheleniyorum okuduğum kitaplarda bu belirtileri doğruluyor. Ayrıca bebeğinizi beklerken sizi ne bekler kitabında bahsetttiği gibi hamile kaldığınızda ilk büyüyen yeriniz karnınız olmayacak diyor. Tahmin edin neresi olacak diye soruyor. Cevap ; göğüsleriniz, göğüslerinizin içerisinde bu haftalarda bir süt fabrikası inşaatı başlamış bulunmakta. Bu da daha dolgun ve hassas göğüslere sahip olmanıza sebep olur.
 
Evet, hamile kaldığımı anlar anlamaz. İlk doktorda böyle beni korkutunca bir çok kitap aldım.
 
Aldığım kitaplardan bazıları;
 
 
 

Pıtırcığa 3 kala ; Acemilere Ön Kılavuz

Bu süreçte yeni tanışacağınız bir çok terim olacak. Belki bir çoğunu daha önce duydunuz hatta gördüğünüz derslerde öğrendiniz ama pratikte uygulamalar biraz farklı gelebilir.

Öncelikle  bilmeniz gereken eğer sizde bir pıtırcığınız olsun istiyorsanız herşey filmlerdeki gibi gelişmeyebilir.  Bu yazdıklarıma bir çok kadın katılamayabilir ama dediğim gibi ben biraz garanticiyim sanıyorum. ya da kendimce kendimi güvenli limana çektiğimi sanmak hoşuma gidiyor. Ama dümende siz yoksunuz:) bu süreçte sadece pıtırcığın gemisindeki miçolarsınız.

1. Eğer bir akıllı telefonunuz var ise bir uygulama yüklemenizi öneririm. Bu gerçekten akılda tutmaktan ya da bir yerlere karalamaktan çok daha faydalı bir yöntem. takvimim diye bir uygulama türkçe olarak işinizi görecektir. Ben en iyisine karar kılana kadar bayağı bir uygulama denedim.

Çünkü gün geldiğinde tüm bu tarihlere ihtiyacınız olabilecek. Birazdan detayları vereceğim.

2. Doktor randevusu; belki bu zamana kadar gitmemiş olabilirsiniz ama hemen bir kadın doğum uzmanı araştırmalarına başlayın ve ilk kontrolünüz için randevunuzu alın.

3. Telefonuza yüklediğiniz uygulamaya (bu aşamada takvimim isimli uygulama işinize yarabilir veya birçok benzer uygulamada mevcut hangisini severseniz) tarihlerinizi girmeye başlayın. ilk girmeniz gereken tarih SAT .. SAT mı oda nesi demeyin Son Adet Tarihinizin ilk günü demek. Eğer hatırlıyorsanız bir önceki ayı hatta daha önceki ayıda takviminize işleyin. Bu sizin aylık döngünüzü takip etmenizi ve yumurtlama sürecini takip etmenizi sağlayacak.

4. Ovulasyon testi Ovulasyon testinin bildiğim kadarıyla iki türü var tükürükten ve idrar yöntemi ile LH seviyesini ölçüyor. Her gün test ile LH seviyenizi kontrol ediyorsunuz. LH seviyesi yükselmeye başladığı zaman test pozitif sonuc veriyor. Pozitif sonuç itibari ile 48 saat içerisinde yumurtanın döllenmeye hazır olduğunu belirtiyor. Ve duyunca çok güldüğüm bir terim "bebek dansı" için hazırsınız anlamına geliyor. Size tavsiyem kendinizi bu tarihe çok da bağlı hissetmeyin sizin için bir görev olmasın sadece bu günlerde ihtimalinizin en yüksek olduğunu bilin.

Bu arada eğer yumurtanız bir sperm hücresi ile döllendi ise, pıtırcığın serüveni başlamış oluyor. Döllenen yumurta , yumurtlama gününden tahmini 5 gün içerisinde yuvarlanarak rahime düşmüş oluyor. 7-8. günde yerleşme kanaması denilen bir kanama olabileceğinden bahsediyor kaynaklar. Bu kanama reglinizden daha koyu ve kesik kesik olabilir ve2-3 gün sürebilir. ya da pembemsi bir akıntı halinde olabilir ya da hiç olmayabilir. Olsa da olmasa da endişelenmeyin normal süreç. Bende yok denecek kadar küçücük bir çok açık pembe bir akıntı oldu.

5. Hamilelik Testleri; Benim gibi biraz deli ve sabırsızsanız kesin bu araştırmaları yapıp birkaç tane edinmişsinizdir. Hamilelik testi de ki tür kanda ve idrardan ölçülüyor. Rahme düşen yumurta tahmini yumurtlamanın 12. gününde HCG hormonu salgılamaya başlıyor bu da tahmini bir sonraki adet tarihi başlangıcınıza denk geliyor. Şöyleki ben adetimden 7 gün önce dayanamayıp kan testi yaptırdığımda değerim sadece(25.07.2014)  1,20  çıkmıştı. Bu değerin en az 5 in üzerinde çıkması gerekiyorki hamilelik şüphesi olsun. Reglime 4 gün kaldığında almış olduğum erken gebelik idrar testinde ise silikte olsa çift çizgiyi görmüş oldum. İdrar testleri genellikle kanda 50 miu/ml  ve üzerini tespit ediyor. Erken gebelik testlerinde ise 10 ve 25 miu/ml  üzerini tespit eden testler mevcut mutlaka eczanenize sorunuz.  Eğer idrar testinde silikte olsa çift çizgi gördüyseniz üretim başlamış demektir:) negatif olma ihtimali yok buna emin olabilirsiniz.

Reglimin 1 gün gecikmesinde (04.08.2014) yapılan kan testinde ise 720 miu/ml  ile beni mutlu eden bir sonuç gördüm. Ancak gittiğim ruhsuz doktor:) şimdi sadece gülüyorum ama beni kapı önünde bırakmıştı. Beni oturmak için odasına bile davet etmeden şu yorumu yaptı. Evet birşey var. 25 gün sonra gelin kontrol edelim. Ben..; bu kadar sürede kontrol etmeniz gerekmiyormu, yapmam gereken birşey yok mu, nelere dikkat etmeliyim . Zaten birşey yapmanıza gerek yok çok küçük. yaşarsa bakarız 25 gün sonra yorumunu yapmıştı.

Elimde sonucumla doktorun kapısında kalakaldım. Sevincim kursağımda kaldı. Acaba bir sorun mu var diye içim içimi yedi. Ama bir sorun olmasını anlaması için bile bir muayene etmesi gerekirken sadece Bhcg değeriyle bunu anlamış olamazdı.
 
Başka bir doktor bulmalı ama bu kim olmalı?


Acaba Zamanı Geldi mi? Haziran 2014 :)

Bu blogu açmaya karar verdim ancak henüz çok az kişi dışında kimse bilmiyor bu sırrımızı..
Aslına bakarsanız yıllardır düşünüyorum ve cesaret edemiyorum. Diyorlarki öyle bir gün gelecek ve karar vereceksin. Başka bir endişen olmayacak. Eğer içinde biraz da olsa bir endişe var ise henüz doğru gün gelmemiş veya hazır değilsin.

Bizim hikayemizde tam olarak böyle olmadı.:)

Biz mutlu bir aileyiz. Eşim ve Ben 1998 yılında tanıştık ve arkadaş olduk, 2001 yılında dostluğumuzun altında yatan çekimi itiraf ettik ve birlikte olmaya başladık. 2008 yılında nişanlandık ve 2010 yılında evlendik. Ve yıl 2014...... :)

Daha sonra bu zamana kadar olan düşüncelerimiz ve yaşadıklarımızla ilgili belki ayrıca bir yazı yazarım.


Blogu yayına aldığım tarihte siz de bu yazıları geriye dönük bir bir okumaya başlayacaksınız.

Evet itiraf etmek gerekirse henüz kimseye söylemedik ama biz geçen ay ailemizi büyütmeye ve ay anne baba olmaya karar verdik. o minik yavru mutluluğumuza mutluluk huzurumuza huzur katsın istiyoruz.

Zaman zaman özellikle yanlız kaldığımda acaba doğru bir karar mı, erken mi, geç mi, ne yaparız, nasıl olur diye kara kara düşündüğümü itiraf ediyorum:)

Biz kararımızı verdiğimizde bu konuda aslında ne kadar da bilgisiz olduğumu da farkettim. Araştırmalar başladı. Keşke bazı insanlar gibi herşeyi oluruna bırakmayı öğrenebilsem. Mutlaka attığım adımın altında ne var bilmem gerekiyor. Doğrumu yapıyorum önerirmiyim bilmiyorum. Ama ben böyleyim:)