26 Aralık 2014 Cuma

25. Hafta (12.12.2014)

Biliyormusun oğlum bugün bizim için çok özel bir gün...
 
Bugün babanla bizim birbirimizi sevdiğimizi itiraf edip, ömür boyu birlikte olma kararı aldığımız gün .
 
Tam 13. sene önceydi. Bugün baban benimle konuştu, bir ömür benimle ol dedi. Başta korktum ya aramız bozulursa onu kaybedersem diye. Öyle birşey olmayacak dedi. O ne dese inanırdım zaten. Yine öyle yaptım. Ve uzun yılları geride bıraktık işte.. Bak şimdi bir oğlumuz oluyor yani sen.:)
 
Değmeyin keyfimize.. En kötü günümüz böyle olsun, Her yeni gün bize ailemize uğur, huzur, sağlık getirsin. Aşkımız zaten bir ömür yetecek kadar var hepte öyle olacak..
 
Sana gelelim. Büyüyorsun. Büyüdüğünü artık karnımın aldığı şekillerden anlıyoruz.
Mesela doğrulurken göbeğim üçgen gibi öne doğru uzuyor. göbek değilim hemen altında yerini aldığını anlıyoruz. Sen neredeysen göbeğim o yana doğru yamuluyor. Azıcık senden bahsedilince tekmelerini yumruklarını savuruyorsun. O kadar hareketlisin ki.Doğduguğunda sana nasıl yetişeceğiz diye konuşuyoruz. şimdi elin kolun bağlı bir yere gidemiyorsun.
 
Sistemli bir şekilde tekmelerini hissedebiliyor hatta görebiliyoruz. Akşamlarımızın en büyük eğlencesi oldun. şimdi vuracakmı? Neresiyle vurdu ooo bu da nesi.. yaa oraya vurma ama :) şeklinde geçiyor.
 
Pazartesi biraz tansiyon sorunu yaşadım. Büyük tansiyonum 6ya kadar düştü. İşyerinde gözümün karardığını hissettim. Selin teyzen yüzümdeki renk değişimini farketmiş. Hemen hemşireyi çağırmaya koştu. Şiddetli bir mide bulantım başladı. Tüm gücümü toplayıp birde yüzümü yıkarım diye lavobaya yöneldim.2-3 metre yürüyebildim ve sansıma bulduğum boş sandalyeye yığıldım. hemşiremiz gelip tansiyonumu 3. seferde ölçmeyi başardı. Selin teyzen bir tuzlu ayran getirdi. Özgür teyzen işe dalmış farkedince bembeyaz halimi oda şaşırdı. 1 saat kadar revirde keyif yapmak zorunda kaldım. Telefonumu bile vermedi hemşiremiz, babanıda arayamadım.
 
2-3 saat sonra arayınca da azarı yedim haliyle.. Neden haber vermemişim , gelip alacakmış beni şimdi.
 
Nitekim bir şeyim yokmuş normalmiş, olabilirmiş kan akışına engel baskılar yapıyormış böyle değişimleri.
 
Bu hafta ciddi mide yanması sorunum var. Yağlı birşey yiyemiyorum, yemiyorum. Ama ne yediğim önemli değil su bile içsem yanıyor, acıyor. Doktorumuzun verdiği şurubu kullanamıyorum. Tablet olandan alsam iyi olacak.
 
Ve işte ben.. +5,5 kg :)
 
 
 
Cem Fıcıcıoğlu bu hafta için neler demiş ; http://www.cemficicioglu.com.tr/25-hafta
 
Gebelikte 25. Hafta
25. haftada gebelik iyice zorlaşmaya başlar. Yorgunluk hissi artar. Gebeliğe bağlı olarak göz kuruluğu meydana gelir. Bunun için de yapay gözyaşı preparatları kullanabilirsiniz. Gözler artık ışığa daha duyarlı olacaktır. (yorgunluk dışında bir sıkıntımız yok)
Gebeliğin 25. haftasında hormonlar oldukça etkili olacaktır. Buna bağlı olarak akıntılar olabilir. Bu durumda pamuklu giysiler giyilmesi ve temizlik konusunda dikkat edilmesi önerilir. Bu akıntılar kokusuz ve sarı renktedir. Kaşıntı olursa bir doktora danışılmalıdır. (bu da yok )
25 haftalık gebelikte rahim iyice büyüyecektir. Buda hamilede bel ve bacaklarda ağrılara yol açacaktır. Bunun için sıkça hareket edilmeli, ılık bir duş alınmalıdır. Ağrıların artması gibi durumlarda doktor kontrolünde ağrı kesici ilaç alınabilir. (bazı günler kol ve bacak ağrısı yaşıyorum. Bunu da daha rahat ayakkabılar giyerek çözüyorum, hala adam gibi bir spor yaptığım söylenemez:( )
Gebelikte 25. hafta da yapılması gereken önemli bir aşama var mıdır? Nelerdir?
Bu dönemde kesinlikle 50 gram şeker yükleme testi yapılmalıdır. Bu evrede çıkan şeker kendini göstermez. Bu yüzden anne ve bebek sağlığı için şeker testi 24–28 haftaları arasında mutlaka yapılmalıdır. Aç veya tok karnına yapılan şeker yükleme testinden 1 saat sonraki şeker ölçümü 140 mg/dl altında olmalıdır. (bir sonraki kontrolümüzde şeker yüklemesi yapılacak 75 gr demiş doktorumuz, yaşayalım detayları ile sizle de paylaşırım)

25. haftada bebeğin durumu ise şu şekildedir;
Artık bebeğin kalp atışları duyulmaya başlanır. (Karnınızda atan ikinci kalbi hissetmek çok ilginç bir duygu)  Anne bebeğe bir adım daha yakınlaşır. Bebeğin cinsiyet özellikleri iyice yerine oturur. Erkek bebekler de testisler erbezi torbasının içine yerleşir. Kız bebeklerde ise vajina oluşumu tamamlanır.
Omurga sistemi eklemler ve bağlar son şeklini alırlar. Bebeğin tat duyusu gelişmeye başlar. Bebeğin hareket alanı daralmaya başlar. Derisi biraz daha kalınlaşır ancak hala şeffaftır. Artık uyuyup uyanmaya başlar.

Gebelikte 25. haftada bebeğin kilosu ve boyu ne kadardır?
Bebeğin boyu 34 cm’ e ulaşırken ağırlığı da 700 gramı bulur. Kalp atışları daha çok hissedilir. Anne adayının karnına kulağınızı dayarsanız bebeğinizin atan kalbini duyabilirsiniz. :))
Gebeliğin 25. haftasında anne adayında görülen değişiklikler nelerdir? 
Bu hafta itibari ile anne adayının nefesi daralmaya başlar. Artık çok yol yürüyemez ve nefesi tıkanır. Ancak bununla beraber karnı da çok büyümüştür
 
 

Mobilya Seçimi -2

Hahaha bu yazı dizisi böyle uzar gider. Acaba sen gelene kadar bir odan olacak mı? Bu kararsız anne baban sayesinde:)


Geçen yazıdan farklı olarak biraz daha mantıklı düşünmeye karar verdim. Baban bu kararları bana bırakıyor. Sonrasında mutsuz olacağım bir seçim için baskı yaratmak istemiyor. Ne akıllı adam şu baban? Biliyor sonrasında mutsuz olursam söylenirim belki diye:)

Şimdi son kararımız şöyle

İkeanın hensvik serisini bilenler vardır. Şöyle bir oda yapalım dersek parça başı 250 tl civarında yani 750-100 tlye odasını kurmuş oluyoruz.  Böylelikle küçük bey geldiğinde bizim yaptırdığımız kaliteli ve uzun yıllar kullansın diye aldığımız odasını kullanmak isterse, rahatlıkla gözden çıkarıp kendi zevkine göre bir oda hazırlayabiliriz.  Biliyorsunuz geçen sefer ama dolap pek küçük diyordum. Bir de şifonyer ekleyerek çekmecelerle bu konuyu çözerim diye düşündüm.

Nasıl fikir sizce?  Ne kadar zormuş bu kararlar böyle?

Başka böyle ucuza kapatabileceğimiz ama şık seçenekleri düşünüyorum şimdi. Mesela İkeanın yatağı 60*120 acaba nevresimlerde sıkıntı yaşarmıyım. Biraz daha büyük bir seçenek bulsak daha mı iyi olur. Tecrübeli anne babalardan fikirler alabiliriz.







Mobilya Seçimi-1

Yok hayır henüz bu aşamayı tamamlamadık.
 
Her anne baba gibi araştırmalar aşamasında açıkçası çok gecikmekte istemiyoruz.
 
Öncelikle şöyle yaptık. Modokoda mobilya baktık. Bir pazar günü fırsat bulabildiğimiz için bazı mağazalar henüz açılmamıştı. Baktığımız her mağazadaki takımlar aşağı yukarı birbirine benziyor. Ve daha çok kız çocuklarına yönelik tasarımlar var gibi, tüllü, kristalli , kurdele şeklinde oymaları olan takımlar. hatta sedefli boyalar. Fiyatları 3.000 TL civarından başlıyor ve yükseliyor.
 
Birde boyasız seçenekler var . Bu takımlarda masif ağaçtan yapılmış takımlar ama fiyatlar 6.000 civarında. Ama bu mobilyalarda pek aksesuar kullanımı yok. Akseuar derken frenli ray sistemi, asansörlü askı vb gibi mobilyalar daha çok eski zamanlardaki gibi mobilyalar gibi daha basit düzenekli.
Bu seçenekleri gördükten sonra bir de arkadaşlarımızın önerisi ile İKEAya bakmaya karar verdik. Bebek için tasarlanan mobilyalar 2 kapılı mini gardolap ve beşiklerden oluşuyor. Aslında belki gerçekten o dolaplara sığan anneler vardır ama bana pek küçük geldiler. Bu gardolaplara şu ana kadar aldığımız eşyalar anca sığar gibi geliyor. Daha nevresimi bezi, ıvırı zıvırı olacaklarını düşünürsek yanyana iki tane alsak belki diye düşündük.
 
Biz ilk zamanlar bizim odamızda ve beşiğinde yatmasını istiyoruz. Beşik mi park yatak mı tartışmasına hiç girmeyeyim. park yataklar belki daha kullanışlıdır ama beşiklerin albenisi yok onlarda. Güzel görünmüyorlar gözüme. Belki bir tane anneanneye alırız. Gittiğimiz zaman veya tatillerde kullanmak için. Dolayısı ile zaten bir beşik almayı düşünürken biraz daha büyüğünü daha odasına almaya gerek yok diye düşündük.  Dolayısı ile ikeayı elemiş olduk.
 
Şöyle bir kararsızlık durumu oluyor bebek odası hazırlarken kendinize alsanız dersiniz ben bunu alıyorum ama yıllarca kullanacağım diyebiliyorsunuz. Tek sorun keyfi olarak modelinden sıkılırmıyım ama bebek söz konusu olunca değişiyor işler gibi geliyor. Öncelikle büyüyen bir beden ve büyüyen kıyafetler gelişen ihtiyaçlar . Aklı ermeye başladıkça kendince gelişecek bir zevki olması ve sizin zevkle kurduğunuz odada mutsuz olması.  Bütün bunları düşününce ihtiyacı karşılayacak ama minimum bütçeyi ayırmak mantıklı geliyor. O yüzden benim gibi büyük bir gardolap ve büyümeyen beşik işimi görür derseniz ikea mantıklı.
 
Biz son karar olarak şöyle düşündük. Fetih mahallesinde gezdiğimiz mobilyacılar çarşısı modokoya oranla daha uygun gibi. Biraz büyükçe (ama yetişkin gardolabı görünümünde değil) 4 kapılı içi kendimize göre dizayn edebileceğimiz yani bir kapısına nevresim vb için el koymayı planlıyorum. Bir adette boyu uzadıkça da kullanabileceği bir büyüyebilen beşik. şifonyer vb ile odayı doldurmayı düşünmüyoruz. ileride çalışma masası, kitaplığı vb olur odasını doldurmayalım.
 
Şimdi istediğimiz kafamızdaki modeli yaptıracak bir mobilyacı arayışındayız. Bir tane bulduk gibi netleştiğinde yazının devamında yazabilirim. Yatak olarak daybed denilen tarzda ama büyüyebilen yatakları beğeniyorum.
 
Bakalım kağıtlarda çizdiğimiz başka fotoğraflardan parça parça benzeterek anlatmaya çalıştığımız mobilya üretildiğinde neye benzeyecek:)
 
 
 
 

Bebek battaniyesi :) birşeyden de eksik kal:)

Bu aralar ne mi yapıyorum :) bende bilmiyorum. Bebeğime birşeyler almak istiyorum alamıyorum. :(
renklerin bebekler için bir önemi olmadığını savunurum ama artık bebek kıyafetlerinin bile tarzı var :)

yani rengi önemli olmasada fırfırlı fistolu bir tulum erkek bebeğe olmaz veya üzerinde araba desenleri ve armalı vb erkek bebekler için üretilmiş bir tulumuda süslü kızım giysin istemem.

Dolayısı ile renk önemli değil desemde bir türlü içim sinerek alışveriş yapamıyorum. 13. haftadayız henüz cinsiyetini öğrenemedik yavrunun .. bütün gün işteyim yoruluyorum filan demeden pıtırcığa birşeyler yapmak istedim. Bunda annemin payıda büyük birşeyler örmek istiyormuş. Tuhafiye vb arayacak vaktim olmadığı için yine çok sevdiğim internetten faydalandım. Hobisitesi.com diye bir siteden Alize marka birbirinden şeker ve rengarenk yünler sipariş verdim. Siparişim gelsin paylaşırım.

Şimdi model arıyorum yumuşacık olacak işime yarayacak ve bu annenin akşamları çokda zorlanmadan yapabileceği bir model:)

Üniversite yıllarımda yurtta akşamları örgü örmeye bayağı tutulmuştum. Bakalım o zamanlardaki gibi hatırlıyormuyum örmeyi :)

Şimdilik üç beğendiğim model var  hedefim bunlar bakalım becerebilecekmiyim.. düşündüğüm modelleri ekleyeyeyim.



19 Aralık 2014 Cuma

Bebek kısmeti ile gelir ama gelirken bazı masrafları da getirir:)) Hastane masrafları

 
 
Eminim bebek planlamaya başlayan yeni annelerin ilk kafasını kurcalayan konulardan biri bu konu..
 
Bebek gelince her ne kadar kısmeti ile birlikte gelse de bir takım masrafları da beraberinde geliyor. Tabii bu masrafların boyutu sizin tercihleriniz ve imkanlarınız ile de orantılı oluyor. Yani bu yazı sizi korkutmasın, çok seçenek mevcut.  Bayılıyorum hiç bu tür şeyleri düşünmeyen kafasına takmayan insanlara:)) Bazen biz kara kara düşünürken patır patır çocuk yapanlara özeniyorum.
 
Ben 2 yıl önce özel sağlık sigortası araştırmaya başlamıştım.
 
Özel sağlık sigortası için şöyle düşünüyorum, eğer eşinizin veya sizin şirketiniz bu güzelliği düşünmüş ise ne ala.. Çok sanslısınız hemen bebeğinizi düşünmeye başlayın iş değişikliği yapmadan. Eğer böyle bir imkanınız yok ise  o zaman araştırmalarınızı yapıp size en iyi avantajı sağlayacak firmayı bulmanız gerekiyor. Sigorta firmaları genelde şu mantıkla çalışıyor.
 
İlk yıl doğum paketini pakete dahil edip ödüyorsunuz ama bu yıl hamile kalırsanız doğum masraflarınızı sigortanız karşılamıyor. ikinci yıl yine aynı şekilde paketinizi yenileyip doğum paketini dahil ediyorsunuz ve bu yıl içerisinde hamile kalıp bebeğinizi kucağınıza aldığında doğum masraflarınız karşılanıyor.
 
Karşılanan masrafları da şu şekilde açıklayayım. Hastaneler bazı sigorta firmaları ile anlaşma yapıyorlar. Örneğin Şifa Hastanesinin Allianz sigorta ile anlaşması var. Bu anlaşma kapsamında sağlık sigortanızın kapsamına bakılmaksınız normal liste fiyatı üzerinden bir indirim alıyorsunuz.  Yaklaşık %50 gibi bir indirim oranı var. Yani 250 TL olan muayene ücreti (SGK bu hastanede geçerli değil) 130 küsür TL gibi bir rakama inmiş oluyor. Yani doğum paketi olmasa bile bu fiyata otomatik düşüyor.  Eğer sigortanızda doğum paketiniz de var ise bu sefer 130 TL olan muayene ücretiniz sigortanızdaki doğum paketiniz kapsamında belirtilen limitten düşülüyor.
 
Yani 5.000 TL lik bir paketiniz var ise 130 TL*9 ay (en az 9 kontrole gideceksiniz ilk aylar ve son aylarda veya hamileliğiniz durumuna göre daha az veya fazla sayıda olabilir ) + rutin testleriniz (genelde  rutin testleriniz de şu şekilde oluyor. 8. haftada kan ve idrar tahlilleri 400 Tl civarında ,12. hafta gibi ikili testiniz 400 TL civarında 20. hafta civarında detaylı ultrason 350 TL civarında ve 24. hafta şeker yüklemesi 40 TL civarında ( bu rakamlar hastanelere göre değişiyordur ben yaklaşık olarak benim ödediğim rakamlar üzerinden bir fikir olsun diye belirtiyorum)) +doğum ücreti  toplanıyor ve sigortanızdaki toplam bedelden düşülüyor.
 
Eğer özel sağlık sigortanız yok ise. Bence bu süreçte şöyle ilerleyin öncelikle rutin kontrollerinize devam etmeyi planladığınız doktorunuzu netleştirin, hastanenizi belirleyin.
 
Hastanenizi arayın fiyatları ve hangi sigorta paketi ile nasıl indirimler alabileceğinizi ne kadarlık bir teminat paketine ihtiyacınız var belirleyin. Bütün bunları yaptıktan sonra sigortanıza karar verin. Eğer doğum paketi istemiyorum ve 2 yıl bekleme gibi bir düşüncem yok diyorsanız. Benim yaptığım gibi yine hastanenin anlaşmalı olduğu sigorta firmasını arayıp en düşük poliçeli sadece ayakta tedaviyi kapsayan bir paket alabilirsiniz. Böylelikle doğumu ve diğer masraflarınız karşılanmaz ama yukarıda bahsettiğim gibi fiyatları indirimli olarak ödersiniz)
 
Bütün bu fiyatlar hastanelere göre farklılık göstermektedir. Örneğin avicenna umut hastanesi 800 TL normal doğum için fiyat verirken , Şifa hastanesi 9000 küsür fiyat verdi (liste fiyatı) gerçekten uçurumlar var fiyatlar arasında. Birbirlerinden farklı birşey mi yaptırıyorlar hayır. Burada kendiniz düşünmelisiniz doktorunuz hangi hastanede, nasıl bir bütçe ayırdınız, detayları araştırdıkça kendiniz de netleştireceksiniz. Rakamlar sizi korkutmasın dediğim gibi çok değişik fiyatlar var hastaneler arasında.
 
 
Örneğin istanbul Anadolu yakasında Zeynep Kamil gibi çok iyi devlet hastaneleri de mevcut. Açıkçası kontroller için biraz daha vakit ayırabilseydim düşünebilirdim. 12. haftada olan ikili testim için arkadaşım Zeynep kamili önerdi. Ancak öğrendiğim kadarıyla öncesinde bir kontrol randevusu ve yaklaşık 3-4 hafta önce ikili test randevsunu almak gerektiği için vazgeçtim. Dediğim gibi bu seçeneği de önerebilirim eğer daha geniş saat dilimleri ayırabiliyor, çalışmıyorsanız . Ben çalıştığım için izin almak vb sorun olacağı için hemen gidip o dakika kontrole girebilmem gerekiyordu esnek saatler ayıramadım.
 
Bu konuda en önemlisi doktorunuzu ve hastanenizi bu koşusturmacalara girmeden belirlemek.
 
 
 

18 Aralık 2014 Perşembe

20. hafta (12.11.2014) Hareketlerin hissediliyor ama sadece benim tarafımdan:)

Merhaba yavrucum ve okurlar:)

tembellikten biraz geç yazıyorum. Şöyleki bu haftalar en rahat hallerim, yorgunluk halsizlik veya kasığa giren ağrılar geçti. Midem de yanmıyor. Aslına bakarsanız hamilemiyim değil miyim farkında değilim derken fıkırtılar başlıyor içimde.. Anne ben buradayım beni unutupta deli gibi hareket etme azıcık yavaş hareket et. Hoop düşersin koşma artık gibi şeyler söylemeye çalışıyorsun galiba.

Bugün kontrolümüz vardı. Seni günlerdir göremediğimiz için çok heyecanlıydık.

Ama baban gelemedi Ani çıkan bir toplantısı nedeniyle elinden geleni yapsada gelemedi. :( Eminim o da seni çok özledi ve üzüldü. Yakın zamanda hep yanımızda olacaksın nasılsa.

Tam bir saat trafikte boğuştuktan ve hızlı tempoda koştuktan sonra randevuya yetiştim.

Ultrasondaki görüntün beni oldukça şaşırttı çok büyümüşsün tam tamına 21 cm ve 265 gr sın. Boyun konusunda doktorumuz şöyle dedi. Artık bacaklar uzadığı ve sabit olmadığı için net olarak boy ölçümü zor ama üst bacak kemik ölçüsünün yaklaşık 6- 7 katı uzunluğunda olabileceğini söylüyor. Bu ölçü böyle beliriyor.

Artık görüntüyü dolduruyorsun. Bu haftalarda bende olan değişiklikler şöyle karnım oldukça büyüdü. Mide yanması, halsizlik gibi belirtiler geçti. Oldukça zinde ve iyi hissediyorum. Sadece hızlı hareket ettiğimde çabuk yoruluyorum. Nefesim yetmiyormuş gibi daralıyorum. Bu sorun için doktorumuzun önerisi hamile pilatesi ve ya yüzmeye başlamam.

Araştıracağım bakalım iş çıkışı üşenmiyor değilim. Onun dışında sen çok hareketlendin ama henüz çok az hissediyorum onlarıda bir başkasına tanımlaması zor. Baloncuk patlaması, minik fıkırtılar ve hareketler şeklinde henüz el ile dokunulduğunda dışarıdan hissedilecek gibi hareketlerini hissedemiyoruz. Çünkü bacakların kolların küçücük ve güçsüz.

Bir yandan ihtiyaçların için alışveriş yapıyoruz. İhtiyaç mantığını biraz geçmiş olabiliriz. :).

Alışveriş listesi yazısını hala hazırlayamadığımın farkındayım:)

19+3 :) 5. ayımız bitiyor.

Zaman ne çabuk geçiyor değil mi? Aslında gün saydığımızda çok yavaş geçiyor günler bitmiyor gibi düşünürken geriye dönüp bir bakıyorsun yıllar geçmiş.

Haberini aldığımızdan beri 4 ay geçmiş..

En son kontrolün üzerinden ise tam 1 ay.. dile kolay.. babanla bu ay programlarımız çok doluydu. iyi de oldu ilk defa 4 haftadan fazla bekleyebildik kontrol süresini.:)

Çarşamba günü kontrolümüz var yani görüş günümüz:) seni çok merak ediyoruz. Aplikasyonların gönderdiği durum raporlarına göre 300 gr ve 25 cm civarında olabilirmissin. Yani A4 kağıdın kısa kenarından 4 cm daha uzunsun. Yazıyı okuyup 25 cm ne kadarki diyenler için:) biraz önce baktımda:)

Durup durup bakıyorum ne kadar oldun ne yapıyorsun.
Diyorlarki artık sizi duyabiliyor seninle konuştuğunuzu anlıyor. Ve eğer seninle konuşursak bu hareketlerine de yansıyormuş. Çok yüksek seslerden korkup sıçrayabiliyormuşsun. Geçen gün binayı yıkacak gibi kapı çarpıp beni yerimden zıplatan öküz müdüre okutmak lazım bir sürü çocuğu var ama..

Ben mi ne yapıyorum, yoruluyorum. Hemde çok. Şöyle bir sıkıntım var hamilelikten önceki halimle kendimi karşılaştırmamam gerektiğini öğrendim ama birkaç hafta öncesine göre de farklıyım. Öncelikle yine hızlı hareket ediyorum. Bu alışkanlığımdan vazgeçemiyorum. Yorulduğumun farkına varmıyorum ve birden 200 mt maraton koşmuşum gibi nefes nefese kalıyorum.

Aynı dönemlerdeki hamileler ve kitaplarda aynı şeyleri yaşıyormuş.

Karnımın büyümesi hızlandı bu ay korkumdan sürmediğim yağları bir kenara itip Lierac krem aldım. Herkes çatlayacaksan çatlarsın diyor ama yine de sonrasında ama kullanmadımki demek istemiyorum. Aldığımdan beri korkudan her sabah kullanıyorum:)

Cumartesi biraz rahatsızlandım. Yorucu bir gündü ve farkında olmadan senide kendimi de aç bıraktım. Dr. pierre dukan geldi. Namı diğer pierre deden. Mutluluktan gözleri doldu seni görünce. Beni sıcacık öpüp tebrik etti. Seni sordu. Erkekmi kızmı dedi. Muhakkak gelişmelerden beni haberdar et dedi.  Yorucu bir ama güzel bir gündü. Pierre dedene de uzun ömürler versin Allah.

Akşam eve zor attım kendimi ve bir mide bulantısıyla fırladım yerimden. Baban biraz korktu sanıyorum 1 haftalık yediklerimin hepsi bu anı bekliyormuş. Bunca ay hamilelikte bile böyle mide bulantısı yaşamadığım için bende korktum. Oldukça uzun sürdü. Sadece  portakal yiyebildim iyi geldi.

Gökmen amcanda tansiyonun normalse atlatmışsındır yediğin birşey dokunmuş dedi. Zehirlendim mi acaba?

Bu gününde etkisi ile olsa gerek bu sabah toplamda +3 kilo ile devam ettiğimi gördüm. Tabi ki sağlığın daha önemli ama çok kilo almak hem senin sağlığın için hemde benim sağlığım için iyi değil.

Hamileliğin en sıkıcı yani çok bilmiş ve birbirinden kötü hikayesi olan kadınların ve onların kocalarının bitmek bilmeyen hikayeleri. Öyle ki dinlemek istemeyip kenardan sıvışsanız bile arkanızdan gelip anlatmaya devam ediyorlar.

Bazı insanlar çok acımasız olabiliyor. Mesela neden hamile bir kadına ölen bebeklerini anlatır insan. Üzüntü paylaşmak mıdır? Korkutmak mıdır? Yoksa sadece üzmek midir?

Hamile kıyafetlerini kendime yakıştıramıyorum. Bir tarafı bol bir tarafı dar kalıyor gibi. pantolonlar kayıyor aşağıya doğru.

O yüzden bende hala 38 beden eski elbiselerimi (hamilelikten önce normalde 36 giyiyordum) ve bu sabahki keşfim ile eski kotlarımı giyiyorum. Kotun beli malum kapanmıyor. Hemen bir lastik halka toka alıyorsunuz. Düğmeye geçiriyorsunuz. Sonra lastiği ilikten geçirip katlayıp düğmeye takıyorsunuz. İstediğiniz kadar sıkılaştırabiliyorsunuz. Fıstık gibi hamile kotu işte:)

Çarşamba günü inşallah kavuşacağız. Seni göreceğiz belki artık kaşların saçların çıkmış kuzu yüzünü de görebiliriz.

seni seven bir garip acemi annen